Sağlık
Fizyoform Akademi’ye IFOMPT İle Uluslararası Tescil
Fizyoterapist Zafer Aksungur’un kurucusu olduğu Fizyoform Akademi, uluslararası fizyoterapi camiasında önemli bir başarıya imza attı. Akademi, kas-iskelet sistemi ve manuel terapi alanında dünyanın en saygın çatı kuruluşlarından biri olan IFOMPT (International Federation of Manual and Musculoskeletal Physical Therapists) tarafından RegisteredInterest Group (RIG) olarak resmi kabul aldı.
Fizyoform Akademi tarafından yapılan açıklamada, bu gelişmenin yalnızca kurumsal bir unvan değil; bilimsel yaklaşım, kaliteli eğitim anlayışı ve uluslararası iş birliklerini güçlendirme hedefi açısından önemli bir kilometre taşı olduğu vurgulandı.
Kurucu Fizyoterapist Zafer Aksungur, uzun yıllardır Türkiye’de fizyoterapi alanında güncel bilimsel bilgiyi klinik uygulamalarla buluşturan eğitim programları yürüttüklerini belirterek, IFOMPT tarafından alınan bu kabulün uluslararası standartlara uyum konusunda önemli bir gösterge olduğunu ifade etti. Aksungur, “Amacımız yalnızca eğitim vermek değil; bilim üretmek, paylaşmak ve ülkemizi uluslararası platformlarda en iyi şekilde temsil etmek” mesajını paylaştı.
Fizyoform Akademi’nin açıklamasında ayrıca bu sürece katkı sunan eğitmenlere, ekip arkadaşlarına, meslektaşlara ve akademiye güvenen tüm katılımcılara teşekkür edildi. Akademi, önümüzdeki dönemde uluslararası iş birliklerini artırmayı, bilimsel etkinliklerde daha aktif rol almayı ve Türkiye’den çıkan fizyoterapi bilgisinin küresel ölçekte görünürlüğünü güçlendirmeyi hedefliyor.
Manuel terapi ve kas-iskelet sistemi fizyoterapisi alanında dünya çapında kabul gören IFOMPT çatısı altında yer almak, Fizyoform Akademi’nin uluslararası ağlarla daha güçlü ilişkiler kurmasına ve Türkiye’deki fizyoterapistlerin küresel bilgi paylaşımına daha etkin katılım sağlamasına katkı sunacak.
Fizyoform Akademi, açıklamasını “Türkiye’den dünyaya” mesajıyla tamamlayarak, bilimsel üretim ve uluslararası temsil hedefini sürdüreceğini duyurdu.
Sağlık
Doç. Dr. Mustafa Çorum: “İnme Sonrası Yoğun Rehabilitasyon Hastaların Yaşam Kalitesini Artırıyor”
İnme sonrası süreç, hastalar için yalnızca tıbbi bir iyileşme dönemi değil, aynı zamanda yeniden yaşam becerilerinin kazanıldığı kritik bir süreç olarak değerlendiriliyor. Hareket kaybı, konuşma bozuklukları ve denge problemleri gibi etkiler, hastaların günlük yaşamını doğrudan etkilerken, yoğun rehabilitasyon programlarının bu süreçte belirleyici rol oynadığı ifade ediliyor. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum, inme sonrası düzenli ve yoğun rehabilitasyonun hastaların yaşam kalitesini anlamlı şekilde artırdığını belirtti.
Doç. Dr. Mustafa Çorum, inme sonrası beynin yeniden yapılanma sürecine girdiğini ve bu dönemde doğru planlanmış tedavi programlarının büyük önem taşıdığını vurguladı. Çorum, “İnme sonrası ilk dönem, beynin yeniden öğrenmeye en açık olduğu zaman dilimidir. Bu süreçte uygulanan yoğun rehabilitasyon, hastaların kaybettikleri fonksiyonları geri kazanma ihtimalini artırır” dedi.
Yoğun rehabilitasyon süreci fonksiyonel iyileşmeyi destekliyor
İnme sonrası rehabilitasyonun yalnızca egzersizden ibaret olmadığını belirten Doç. Dr. Mustafa Çorum, sürecin multidisipliner bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Fizik tedavi, ergoterapi ve nörolojik takiplerin birlikte planlandığı programların daha başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.
Çorum, yoğun rehabilitasyonun etkilerini şu sözlerle açıkladı:
“Düzenli ve yoğun uygulanan rehabilitasyon programları, hastaların kas kontrolünü yeniden kazanmasına yardımcı olur. Aynı zamanda günlük yaşam aktivitelerine bağımsız dönüş sürecini hızlandırabilir. Bu süreçte süreklilik ve disiplin en önemli faktörlerdir.”
Uzmanlar, özellikle ilk 6 ay içinde yapılan yoğun rehabilitasyonun uzun vadeli fonksiyonel iyileşme üzerinde belirleyici olduğunu ifade ediyor.
İnme tedavisinde, yaşam kalitesi üzerinde önemli etkileri var
İnme sonrası rehabilitasyonun sadece fiziksel iyileşmeye değil, psikolojik sürece de katkı sunduğunu belirten Doç. Dr. Mustafa Çorum, hastaların yeniden sosyal hayata katılımının tedavinin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Çorum, “Hastaların yeniden bağımsız hareket edebilmesi, özgüvenlerini artırır ve yaşam kalitesini doğrudan etkiler” dedi.
Uzmanlara göre yoğun rehabilitasyon programları, hastaların sadece hareket kabiliyetini değil, aynı zamanda günlük yaşamda bağımsız karar verebilme yetilerini de destekliyor. Bu nedenle erken başlayan ve düzenli sürdürülen tedavi süreçleri, inme sonrası iyileşmede kritik bir rol oynuyor.
Sağlık
Dik Duramıyorsanız Dikkat! Uzman Fizyoterapistten ‘Omurga Sağlığı’ Uyarısı ve Koruyucu Öneriler
Günlük yaşamın büyük bölümünü masa başında, bilgisayar veya telefon ekranına eğilerek geçiren milyonlarca kişi için omurga sağlığı giderek daha kritik bir konu haline geliyor. Özellikle dik durmakta zorlanan, gün sonunda boyun ve ense ağrısı yaşayan bireyler için Fizyoterapist Zafer Aksungur, boyun düzleşmesi ve buna bağlı gelişen ağrılar hakkında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu…
Boyun düzleşmesi neden ortaya çıkıyor?
Boyun omurgası, doğal bir eğriliğe sahiptir. Bu eğriliğin kaybolması, boyun düzleşmesi olarak adlandırılıyor. Normal şartlarda boyun bölgesinde hafif bir kavis bulunduğunu ifade eden Aksungur, uzun süre öne eğik pozisyonda kalmanın bu doğal yapıyı bozduğunu vurguluyor.
“Dik duramıyorsanız bu bir kas zayıflığı ya da postür bozukluğunun işareti olabilir. Özellikle telefon ve bilgisayar kullanımının artmasıyla birlikte boyun düzleşmesi daha sık görülüyor. Sürekli öne doğru eğilmek, boyun kaslarında aşırı yüklenmeye ve zamanla kronikleşebilen ağrılara yol açabilir.
Aksungur’a göre, bu durum yalnızca geçici bir kas ağrısı değil; uzun vadede omurga mekaniğini bozarak baş ağrısı, omuz gerginliği ve hatta sırt ağrılarına kadar uzanan bir zincir oluşturabiliyor.
Dik duruş sadece estetik değil, sağlık meselesi
Dik duruş, yalnızca dış görünüşle ilgili bir konu değil. Omurganın doğru hizalanması, kasların dengeli çalışması açısından hayati önem taşıyor. Omurga ne kadar dengeli yük taşırsa, kaslar o kadar az yorulur.
Yanlış postür alışkanlıklarının zamanla kas-iskelet sistemi üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğini söyleyen Aksungur, özellikle masa başında çalışanların düzenli aralıklarla pozisyon değiştirmesi gerektiğini vurguluyor. Gün içinde küçük farkındalıkların bile uzun vadede büyük fark yaratabileceğini dile getiriyor.
Koruyucu Egzersizler ve Günlük Önlemler
Boyun ve üst sırt kaslarını güçlendiren hareketler düzenli yapılmalı. Ayrıca ekran seviyesinin göz hizasında olması, omuzların geride ve rahat konumda tutulması gibi basit düzenlemeler omurga sağlığını korumada etkili.
“Duruşunuzu düzeltmek için önce fark etmeniz gerekir” diyen Aksungur, erken dönemde alınan önlemlerin ileride oluşabilecek daha ciddi sorunların önüne geçebileceğini ifade ediyor. Uzmanlara göre omurga sağlığı, günlük alışkanlıklarla doğrudan bağlantılı ve doğru adımlarla korunabilir bir alan olarak öne çıkıyor.
Sağlık
Koşu Bandında Daha Hızlı Sonuç Mümkün mü? Shape Space ile Tanışın
Yoğun iş temposu, dijitalleşme ve artan hareketsizlik ile birlikte spor yapmak için vakit ayırabilen kişilerin sayısı giderek azalıyor. Bu durum, günümüzde fitness sektöründe daha kısa sürede daha yüksek verim sağlayan teknolojik çözümlere olan ilgiyi de artırıyor. Shape Space gibi çift etkili sistemler, klasik koşu bandı deneyimini EMS teknolojisiyle birleştirerek egzersiz anlayışına yeni bir boyut kazandırıyor. Neom Medikal tarafından geliştirilen bu sistem, yürüyüş veya koşu sırasında kasları aynı anda aktive ederek “çift etkili antrenman” modeli sunmayı hedefliyor.
Yürüyüş yaparken “çift etkili antrenman” nasıl mümkün?

Klasik koşu bandı egzersizlerinde temel hedef kardiyovasküler dayanıklılığı artırmak ve kalori yakımını desteklemektir. Ancak Shape Space gibi yeni nesil sistemlerde bu yapı, EMS (elektro kas stimülasyonu) teknolojisi ile genişletiliyor. Bu sistemde kullanıcı yürüyüş bandında hareket ederken, özel kıyafetler aracılığıyla kaslara elektriksel uyarılar gönderiliyor.
Bu uyarılar sayesinde kaslar yalnızca hareketle değil, aynı zamanda dışarıdan gelen stimülasyonla da çalışıyor. Böylece aynı anda hem kardiyo hem de kas aktivasyonu gerçekleşiyor. Normalde ayrı antrenmanlar gerektiren bu iki etki, tek bir seans içerisinde birleştirilmiş oluyor. Bu yaklaşım, fitness dünyasında “hibrit egzersiz” olarak tanımlanan yeni bir trendin parçası olarak değerlendiriliyor.
Shape Space’in özellikleri ve yoğun tempoya uyum
10 farklı mod bölgesel ve bütünsel çalışabileceğiniz tek vakum teknolojisi Shape Space; yürüyüş bandı, EMS, vakum ve kızılötesi (IR) teknolojilerini bir araya getiren çok katmanlı bir sistem olarak öne çıkıyor. Bu yapı, sadece kalori yakımını değil aynı zamanda bölgesel kas çalışmasını da hedefliyor. Sistem, vücudun farklı bölgelerini eş zamanlı çalıştırarak daha kısa sürede daha yoğun bir egzersiz deneyimi sunmayı amaçlıyor.
Neom Medikal imzası ile Shape Space cihazı, özellikle yoğun çalışan ve uzun süre spor yapmaya vakit bulamayan kullanıcılar için alternatif bir çözüm olarak konumlanıyor. Klasik spor salonu antrenmanlarında saatler sürebilecek kas ve kardiyo çalışmalarının, daha kısa seanslarda yoğunlaştırılması hedefleniyor.
Yeni nesil EMS tabanlı sistemler, zaman tasarrufu sağlayan egzersiz ve hızlı kas aktivasyonu ile bölgesel incelme desteği sağlaması ile dikkat çekiyor. Shape Space ise, bu yaklaşımı yürüyüş bandı entegrasyonu ile daha ileri bir seviyeye taşıyor.
Kullanıcılar açısından bakıldığında, düzenli kullanımda vücudun farklı bölgelerinde sıkılaşma ve daha aktif kas hissi oluşması hedefleniyor. Ayrıca artan dolaşım ve kas uyarımı sayesinde egzersiz sonrası toparlanma sürecinin de desteklenebileceği belirtiliyor.
Sonuç olarak Shape Space, klasik koşu bandı deneyimini yeniden tanımlayan ve EMS teknolojisiyle birleştirerek “çift etkili egzersiz” modelini öne çıkaran yeni nesil bir sistem olarak dikkat çekiyor.
-
Röportajlar9 ay agoVeri Konuşur Biz Tercüme Ederiz ; Gökhan Acar
-
Röportajlar9 ay agoManuel Terapi ile Fıtık Küçülür Mü? Fizyoterapist Zafer Aksungur Anlatıyor
-
Teknoloji8 ay agoSavunma Sanayinde Yeni Dönem: Gas Teknolojileri Küresel Güç Birliği İçin Sahada
-
Röportajlar9 ay agoGüç ve Denge ; Serpil Süzen
-
Röportajlar9 ay agoKendim Kalarak Büyüyebilmek : Şeyda Özdemir
-
Röportajlar9 ay agoCanlı Deneyim Dönemi ; Ramazan Kurt
-
Röportajlar7 ay agoEren Düzyol’dan Dijital ve Yazılım Alanında Güçlü Hamle: MedyaWeb ve Hesaplı Barkod ile Entegre Çözümler
-
Röportajlar10 ay ago“Trendleri Değil, Tatları Yaratıyoruz” — Pin Drinks CEO’su Emre Sever ile Özel Röportaj
