Connect with us

Röportajlar

Deneyimle Öğrenmek; Burcu Erol

Published

on

Burcu Erol’u en çok tanımlayan tek kelime ne olurdu? Bu kelimenin arkasında nasıl bir hikâye var?

“Köprü.”

Çünkü hayatımın her döneminde iki dünya arasında bağ kuran bir rolde oldum. Kurumsal dünya ile gençler, potansiyel ile fırsat, veri ile insan hikâyesi arasında… Kariyerim boyunca şunu fark ettim: Sorun çoğu zaman yeteneksizlik değil, temas eksikliği. Doğru insanın, doğru anda, doğru fırsatla buluşamaması. Ben kendimi hep bu boşluğu fark eden ve o boşluğu yapısal olarak kapatmaya çalışan biri olarak gördüm. 100sClub da bu bakış açısının somutlaşmış hâli.

Öncelikle sizi biraz daha tanıyabilir miyiz?

İnsan kaynakları alanında başladım, gençlerin hayatına hazırlıksız girdiğini fark ettim. 2016’da BM yarışmasında finale kaldım. Pandemide 10.000+ gence ulaşıp ölçeklenebilir sosyal etkinin mümkün olduğunu gördüm. 100sClub, bu deneyimlerin teknolojiyle birleşmiş hali.

Bir kulüp kurmak aslında bir kültür yaratmak demek. 100sClub’ın etrafında nasıl bir kültür oluştu?

100sClub kültürü üç temel değer üzerine kurulu:

Deneyimle öğrenmek, birlikte büyümek ve veriye saygı duymak.

Sizi bu yola çıkaran ilk kıvılcım neydi? 100sClub fikrinin doğduğu anı hatırlıyor musunuz?

Bir üniversite etkinliğinde bir öğrencinin “İyi miyim, değil miyim hâlâ bilmiyorum” demesi beni çok etkiledi. Çünkü sistem gençlere kendilerini deneme alanı sunmuyordu. O an, gençlerin kendini keşfedebileceği güvenli ve gerçek dünyayla temas eden bir yapı fikri doğdu—100sClub’ın temeli böyle atıldı.

burcu erol

Hayatınızda aldığınız en pahalı ama en değerli ders neydi?

Her şeyi tek başıma taşıyamayacağımı geç fark ettim. Vizyonu, operasyonu ve duyguyu birlikte yönetmek yordu. Bugün 100sClub’ın büyümesi, bu dersi öğrenip ortaklık kurmam sayesinde. En önemli ders: Asla yalnız yürümemek.

“Network” değil “bağ kurmak” mottosu sizin için ne ifade ediyor?

Network sayıdır, bağ sorumluluk. Benim için bağ kurmak, gerçekten temas etmektir. 100sClub’ta da bunu önemsiyoruz; çünkü gerçek etki ve sürdürülebilirlik bağdan doğar.

Bir gününüzü izlesek… En çok hangi anlarda “işte bu yüzden yapıyorum” diyorsunuz?

Kampüs ekiplerimizin başarısını görmek ve şirketlerden “Bu yeteneği başka türlü bulamazdık” geri bildirimini almak. O an, kurduğumuz köprünün işe yaradığını hissediyorum—ve bu en büyük motivasyonum.

“100sClub” ismi ilk duyulduğunda güçlü bir merak uyandırıyor. Bu isim nereden geldi, sizin için neyi temsil ediyor?

“100”, her gencin %100 potansiyele sahip olduğu inancından geliyor. Aynı zamanda kurucu hikâyemizden: Ortağımla ilk gün 100 şirketlik bir ihtiyaç haritası çıkardık. Bugün daha ötesindeyiz ama isim hâlâ aynı vizyonu taşıyor—potansiyeli görünür kılmak.

Kadın girişimcilerin iş dünyasında yarattığı en önemli fark sizce nedir? 100S Club bu farkın neresinde duruyor?

Kadın girişimciler sadece büyümeyi değil, anlamı da merkeze alır. 100sClub da ekonomik değerle birlikte sosyal etkiyi önemser. Empati, kapsayıcılık ve uzun vadeli bakış; kültürümüzün temelinde yer alır.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Röportajlar

Yeşil Ev Ekonomisi; Ahmet Soyer 

Published

on

Soyer Holding, ev teknolojilerinde sürdürülebilir çözümlere yaptığı yatırımlar ve stratejik yaklaşımıyla sektörün öncü oyuncularından biri konumunda. Ahmet Soyer liderliğinde şirket, yalnızca dayanıklı tüketim ürünlerinde değil, aynı zamanda çevre dostu ve enerji verimliliği yüksek teknolojilerle sürdürülebilir dönüşüme aktif katkı sağlıyor.

Kuruluşu 25 yılı aşan holding, Türkiye’nin gıda dışı perakende sektöründe ilk 20 şirket arasında yer alırken, 2001 yılında Ankara’da açtığı ilk mağazadan bu yana istikrarlı bir büyüme gösterdi. Bu süreçte Siemens, Samsung ve Electrolux gibi dünya lideri markalarla kurduğu iş birlikleri, şirketin sürdürülebilir ev teknolojileri vizyonunu güçlendiren temel unsurlar arasında yer alıyor.

Soyer Holding, sürdürülebilirlik yaklaşımında çevre dostu teknoloji ve enerji verimliliğini merkeze alıyor. Şirket; iklim değişikliğiyle mücadelede tüketicilerle birlikte hareket etmeyi, enerji tasarruflu ürünler ve dijital çözümlerle daha az kaynakla daha yüksek yaşam konforu sunmayı hedefliyor. Bu vizyon, “Değişime Evinde Başla” gibi kampanyalarla doğrudan tüketiciye aktarılıyor.

Aynı zamanda sürdürülebilirlik kriterleri, ürün seçimlerinde de belirleyici rol oynuyor. Soyer Holding, enerji verimli teknolojilere sahip ürünlerle kullanıcıların hem tüketimlerini azaltmalarını hem de çevresel etkilerini düşürmelerini teşvik ediyor.

Ekonomik ve Sosyal Katkı: Yeni Bir Pazar Yaratmak

Sürdürülebilir ev teknolojilerinin küresel pazarı hızla büyüyor. Uzmanlar bu pazarın 2030 yılı itibarıyla 10 trilyon doları aşabileceğini öngörüyor. Bu trend, Türkiye ekonomisi için de önemli fırsatlar barındırıyor; hem enerji verimliliği sağlayan ürünlere talebin artması hem de bu alandaki yenilikçi çözümlerin ihracata dönüştürülmesi, ülke çapında yeni istihdam alanlarının doğmasına zemin hazırlıyor.

Soyer Holding, sürdürülebilir ürün ve hizmetlerle yalnızca çevreye katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda reel ekonomide büyüme ve rekabet gücünü artıracak yeni bir iş alanının da öncülüğünü yapmayı hedefliyor.

Ahmet Soyer’den Mesaj: “Sürdürülebilirlik Ekonominin Yeni Dinamiği”

Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Soyer, sürdürülebilirlik konusunu sadece çevresel bir gereklilik olarak değil, aynı zamanda ekonomik büyümenin yeni dinamiği olarak gördüklerini belirtiyor. “Enerji verimliliği ve sürdürülebilir teknoloji, tüketicilerimizin yaşam kalitesini yükseltirken, Türkiye’nin global rekabet gücünü de artıracak,” diyen Soyer; bu vizyonla hareket eden iş birliklerini sürdüreceklerini ifade ediyor.

Geleceğe Yatırım: Yeşil Ev Ekonomisi

Soyer Holding, sürdürülebilir ev teknolojileri alanında Türkiye’nin yüksek potansiyeline odaklanarak “yeşil ev ekonomisi”nin önemli oyuncularından biri olarak konumlanıyor. Çevre dostu ürünler, enerji verimliliği kampanyaları ve sürdürülebilir yatırım stratejileriyle hem bugünün hem de geleceğin tüketici ihtiyaçlarına çözüm üretmeyi hedefliyor.

Şirket, yalnızca ürün ve hizmet sunmanın ötesine geçerek müşteri odaklı yönetim anlayışı ve yüksek hizmet standartlarıyla paydaş memnuniyetini artırmayı temel ilke olarak benimsiyor. Bu yaklaşım, Soyer Holding’in ulusal ve uluslararası büyüme hedeflerine ulaşmasında önemli bir rekabet avantajı sağlıyor.

Kurumsal sosyal sorumluluk projelerine verdiği önemle de öne çıkan holding, enerji verimliliği, atık yönetimi ve çevre bilinci alanlarında yürüttüğü çalışmalarla sürdürülebilirlik vizyonunu somutlaştırıyor. Bu projeler, hem çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sağlıyor hem de sektörde yenilikçi standartların gelişimini destekliyor.

Elektronik, beyaz eşya, mobilya, gayrimenkul ve otomotiv gibi farklı sektörlerdeki yatırımlarıyla faaliyet alanını genişleten Soyer Holding, çeyrek asırlık tecrübesini stratejik hedeflerle birleştirerek güvenilir, yenilikçi ve sürdürülebilir bir iş ortağı olarak öne çıkıyor.

Continue Reading

Röportajlar

Veriden Çok İnsani Yargı; Ezgi Kalender

Published

on

Ezgi

2015 yılında kurduğum Kalender Mimarlık bünyesinde, altı kişilik ekibimle estetik, işlevsel ve sürdürülebilir projeler üretiyorum. Yeditepe Üniversitesi Mimarlık ve İç Mimarlık bölümlerinden tam burslu ve dereceyle mezun oldum; eğitimimin bir kısmını Almanya’da tamamladım. Kariyerimin başındaki DBArchitects deneyimini, bugün kendi pratiğimde bütüncül bir yaklaşımla sürdürüyorum.

Ataşehir Belediye Meclisi İmar ve Bayındırlık Komisyonu’nun en genç ve ilk kadın başkanı olarak yerel yönetim, imar mevzuatı ve kent planlama konularında derin bir birikime sahibim. Mimarlar Odası ve sivil toplum kuruluşlarında aktif rol alarak, mimarlığı sosyal, yönetsel ve kentsel boyutlarıyla ele alan stratejik bir vizyonla çalışmalarıma devam ediyorum.

Yapay zekânın mesleğinizde “insanı” hangi alanda asla ikna edemeyeceğini düşünüyorsunuz?

Yapay zekâ seçenekler sunsa da mekânın değerine ve etik sorumluluğuna dair karar insana aittir. Tasarımın doğruluğu veriden ziyade sezgi ve deneyim gerektirir. Yapay zekâ olasılıkları üretir; ancak hangisinin yaşanmaya değer olduğuna yalnızca insanın sorumluluk bilinci karar verebilir.

İş yapış şekillerini kalıcı olarak değiştirecek tek bir trend ne olacak?

Mimarlık ve yapı sektöründe iş yapış biçimlerini kalıcı olarak dönüştürecek en güçlü etki, yapay zekâ destekli tasarım ve karar alma araçlarının üretim süreçlerine entegrasyonu olacak. Biz bu araçları bugün de aktif olarak kullanıyor, tasarım sürecimizi daha hızlı, verimli ve çok senaryolu hale getiriyoruz.

Yapay zeka; tasarım alternatiflerini hızla üreterek, imar verilerini analiz ederek ve yatırım senaryolarını değerlendirerek karar kalitesini artırıyor. Bu teknoloji sayesinde mimarlığın, operasyonel işlerden arınıp daha stratejik ve değer odaklı bir role evrileceğine inanıyorum. Doğru kullanıldığında yapay zeka, yaratıcılığı kısıtlamak yerine onu büyüten kalıcı bir dönüşüm aracıdır.

Ezgi

Sizin için gerçek başarı nedir? Finansal hedeflere ulaşmanın yanı sıra, kendinizi ve şirketinizi başarılı saymanızı sağlayan o nihai ölçüt nedir?

Başarıyı, projelerimizin zamanla değer kazanması ve çevresine nitelik katmasıyla ölçüyorum. Kalender Mimarlık’ta tasarım kalitesini stratejik planlama ve sürdürülebilirlikle birleştirerek uzun vadeli değer üretiyoruz. Mimarlığı, gelecek kuşaklara karşı sorumluluk taşıyan bütüncül bir üretim alanı olarak görüyorum.

Bir lider olarak zamanınızı en çok neye harcadığınızı düşünüyorsunuz?

Liderlik rolüm doğrultusunda, günlük operasyonel süreçleri ekibime devrederek vaktimin çoğunu sivil toplum çalışmalarına, yerel yönetim görevlerine ve ofisimizin uzun vadeli stratejilerine ayırıyorum.

Aynı zamanda seyahat, sinema ve sergi gibi kültürel faaliyetlere bilinçli olarak zaman ayırarak kişisel gelişimimi sürdürüyorum. Bu alanları, yaratıcılığımı besleyen ve mesleki üretimi değer katan vazgeçilmez unsurlar olarak görüyorum.

Türkiye’de bu alanda yapılmayan ama yapılması gereken ilk şey sizce ne?

Türkiye’de mimarlık ve yapı sektöründe ertelenmemesi gereken en kritik adım, planlama ve uygulama süreçlerinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasıdır. Deprem gerçeğiyle yaşayan ülkemizde doğru projelendirme kadar; nitelikli malzeme, teknik uygulama ve bağımsız denetim mekanizmalarının etkinliği hayati önem taşır. Güvenli ve sürdürülebilir bir yapı üretimi, ancak denetim sisteminin gerçek anlamda güçlendirilmesiyle mümkündür.

İş dünyasında “başarı” uğruna kaybedilen en değerli şey sizce ne oluyor genelde?

Türkiye mimarlık ve yapı sektöründe, planlama ve uygulama süreçlerinin bütüncül ele alınması artık bir zorunluluktur. Deprem gerçeği ışığında; doğru projelendirme, nitelikli malzeme ve bağımsız denetim mekanizmalarının etkinliği hayati önem taşır. Güvenli ve sürdürülebilir bir yapı üretimi, ancak denetim sisteminin gerçek anlamda güçlendirilmesiyle mümkündür.

Continue Reading

Röportajlar

Eren Düzyol’dan Dijital ve Yazılım Alanında Güçlü Hamle: MedyaWeb ve Hesaplı Barkod ile Entegre Çözümler

Published

on

Dijital medya ve yazılım teknolojileri alanında uzun yıllardır aktif olarak faaliyet gösteren Eren Düzyol, MedyaWeb İnternet Hizmetleri ve Hesaplı Barkod – Barkod Yazılım Sistemleri markalarıyla işletmelere uçtan uca dijital ve yazılımsal çözümler sunmaya devam ediyor.
Web tasarım, SEO ve dijital görünürlük alanındaki tecrübesini yazılım sistemleriyle birleştiren Eren Düzyol, özellikle barkod yazılım sistemleri, stok takip, ürün yönetimi ve hızlı satış altyapıları konularında işletmelerin operasyonel gücünü artırmayı hedefliyor.

Hesaplı Barkod ile Pratik, Güvenilir ve Ekonomik Yazılım Çözümleri

Hesaplı Barkod – Barkod Yazılım Sistemleri, küçük ve orta ölçekli işletmeler başta olmak üzere birçok sektöre yönelik:

  • Barkodlu satış sistemleri
  • Stok ve depo takibi
  • Ürün giriş–çıkış yönetimi
  • Hızlı ve kullanıcı dostu yazılım altyapıları
  • Ekonomik ve sürdürülebilir çözümler

sunarak firmaların hem zaman hem maliyet avantajı elde etmesini sağlıyor.
Yazılımların sade arayüzü ve kolay kullanımı sayesinde teknik bilgiye ihtiyaç duymadan işletmeler hızlıca sisteme adapte olabiliyor.

Eren Düzyol

“Sadece Web Değil, Sistemi Kuruyoruz”

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Eren Düzyol, dijitalleşmenin yalnızca web sitesiyle sınırlı olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Bir işletmenin dijitalde güçlü olması için sadece web sitesi yeterli değil. Satıştan stoğa, üründen raporlamaya kadar tüm sistemi doğru kurmak gerekiyor. MedyaWeb ve Hesaplı Barkod ile işletmelere hem dijital vitrin hem de güçlü bir altyapı sunuyoruz.”

MedyaWeb + Hesaplı Barkod = Entegre Dijital Güç

Eren Düzyol liderliğinde yürütülen projelerde:

  • SEO uyumlu web siteleri
  • Google görünürlüğü ve dijital itibar
  • Barkodlu satış ve stok sistemleri
  • Yazılım + web entegrasyonu
  • İşletmeye özel çözümler

tek çatı altında sunuluyor. Bu bütüncül yaklaşım, firmaların hem internette görünür olmasını hem de sahadaki operasyonlarını profesyonel şekilde yönetmesini sağlıyor.

Eren Düzyol Kimdir?

Eren Düzyol, dijital medya, SEO ve yazılım sistemleri alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren bir girişimcidir. MedyaWeb İnternet Hizmetleri ve Hesaplı Barkod Barkod Yazılım Sistemleri markalarıyla yüzlerce işletmeye dijital ve teknolojik çözümler sunmuş; güven, şeffaflık ve sürdürülebilir başarı odaklı çalışmalarıyla sektörde öne çıkmıştır.

Continue Reading

EN ÇOK İNCELENEN