Röportajlar

Doğru Yapı Kurmak; Erdinç Kaya 

Published

on

1993 Muğla doğumluyum. Farklı şehirlerde büyüyerek çeşitli kültürleri tanıdım, eğitimimi Uşak Fen Lisesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nde tamamladım. Girişimciliğe erken dönemde ilgi duyarak 2018’de MySpace’i kurdum. Şirket kuruluşu ve sanal ofis hizmetleri alanında, girişimciler için süreci sadeleştiren ve onları yalnız bırakmayan bir yapı inşa ediyorum.

Benim için girişimcilik, sadece ticaret değil; sürdürülebilir, anlaşılır ve insani değer üreten bir yolculuk.

İş hayatımın merkezinde her zaman şu soru var: “Bu işi daha basit, daha az kusurlu ve daha insani nasıl yapabiliriz?”

Sektörünüzü en temelden sarsacak ve iş yapış şekillerini kalıcı olarak değiştirecek tek bir trend veya teknoloji ne olacak?

Sanal ve hazır ofislerin en büyük dönüşümü pandemiyle başladı; şirketler fiziksel ofise bağımlı olmadıklarını fark etti.

Bir sonraki büyük etki ise ticaretin globalleşmesi olacak; iletişim ve güvenli ödeme sistemleriyle daha fazla insan ticarete yönlenecek.

Bugünün trendlerinden hangisinin 5 yıl sonra tamamen kaybolacağını düşünüyorsunuz?

“Her işi herkes yapabilir” algısı kaybolacak. Özellikle şirketleşme konusu tarafında; yüzeysel bilgi, kopyala-yapıştır çözümler ve tek tip paketler hızla anlamını yitirecek.

Finansal hedefler elbette önemli; ancak benim için gerçek başarı, kurulan bir sistemin kurucusuna bağımlı olmadan da çalışabilmesidir. Erdinç Kaya 

⁠Bir lider olarak zamanınızı en çok neye harcadığınızı düşünüyorsunuz ve aslında en çok neye harcamanız gerektiğini biliyor musunuz?

Bugün zamanımın önemli bir kısmı operasyonel detaylar ve anlık problem çözmeyle geçiyor. Girişimci refleksiyle “ben hallederim” dediğim çok fazla nokta oluyor. Ancak biliyorum ki asıl odaklanmam gereken yer;

Strateji,

Sistem kurma,

Doğru insanları doğru rollere yerleştirme.

Bu farkı yönetmenin yolu benim için tutarlı süreçler kurmak ve yetki devrini gerçekten içselleştirmek. Liderlik, her şeyi yapmak değil; doğru şeylerin yapılmasını sağlamak.

Yapay zekânın mesleğinizde ‘insanı’ asla ikame edemeyeceği alan sizce nedir?

Empati ve bağlam okuma.

Bir girişimcinin söylediğiyle hissettiği çoğu zaman aynı değildir. Korkular, tereddütler, risk iştahı ve motivasyon gibi unsurlar ancak insan tarafından doğru okunabilir.

Yapay zekâ hesap yapar, önerir, hızlandırır. Ama bir girişimcinin “Bu yükü kaldırabilir miyim?” sorusuna gerçek bir güven duygusuyla cevap vermek hâlâ insana özgüdür.

Türkiye’de bu alanda yapılmayan ama yapılması gereken ilk şey sizce ne?

Girişimcilere şirket kurmadan önce zorunlu temel iş okuryazarlığı eğitimi verilmesi gerekiyor. Bugün insanlar şirketi kuruyor ama:

Nakit akışını bilmiyor, Vergiyi geç fark ediyor, Riskleri sonradan öğreniyor.

Bu da hem girişimciyi hem sistemi yıpratıyor. Kurulumdan önce doğru bilgilendirme yapılırsa, hem başarısızlık oranı düşer hem de daha sağlıklı şirketler doğar. Profesyonel hayatımda birçok kez tecrübe etme imkanı buldum ki, çok sayıda girişimci şahane ticari fikirlerini yeterli iş okuryazarlığı olmadığı için hayata hiç geçirememiş ya da başarısızlıkla sonuçlandırmış durumda.

İş dünyasında “başarı” uğruna kaybedilen en değerli şey sizce ne oluyor genelde?

En çok kaybedilen şey zaman ve zihinsel denge. Başarıyı sadece hız ve ciroyla ölçmek, uzun vadede hem bireyi hem markayı tüketir; bu yüzden ara verip sürece dışarıdan bakmak gerekir.

Önemli olan çok çalışmak değil, verimli çalışmaktır. Sürdürülebilir başarı ise işin hayatı ele geçirmesiyle değil, hayatı desteklemesiyle mümkündür.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EN ÇOK İNCELENEN

Exit mobile version