Röportajlar
Veriden Çok İnsani Yargı; Ezgi Kalender
2015 yılında kurduğum Kalender Mimarlık bünyesinde, altı kişilik ekibimle estetik, işlevsel ve sürdürülebilir projeler üretiyorum. Yeditepe Üniversitesi Mimarlık ve İç Mimarlık bölümlerinden tam burslu ve dereceyle mezun oldum; eğitimimin bir kısmını Almanya’da tamamladım. Kariyerimin başındaki DBArchitects deneyimini, bugün kendi pratiğimde bütüncül bir yaklaşımla sürdürüyorum.
Ataşehir Belediye Meclisi İmar ve Bayındırlık Komisyonu’nun en genç ve ilk kadın başkanı olarak yerel yönetim, imar mevzuatı ve kent planlama konularında derin bir birikime sahibim. Mimarlar Odası ve sivil toplum kuruluşlarında aktif rol alarak, mimarlığı sosyal, yönetsel ve kentsel boyutlarıyla ele alan stratejik bir vizyonla çalışmalarıma devam ediyorum.
Yapay zekânın mesleğinizde “insanı” hangi alanda asla ikna edemeyeceğini düşünüyorsunuz?
Yapay zekâ seçenekler sunsa da mekânın değerine ve etik sorumluluğuna dair karar insana aittir. Tasarımın doğruluğu veriden ziyade sezgi ve deneyim gerektirir. Yapay zekâ olasılıkları üretir; ancak hangisinin yaşanmaya değer olduğuna yalnızca insanın sorumluluk bilinci karar verebilir.
İş yapış şekillerini kalıcı olarak değiştirecek tek bir trend ne olacak?
Mimarlık ve yapı sektöründe iş yapış biçimlerini kalıcı olarak dönüştürecek en güçlü etki, yapay zekâ destekli tasarım ve karar alma araçlarının üretim süreçlerine entegrasyonu olacak. Biz bu araçları bugün de aktif olarak kullanıyor, tasarım sürecimizi daha hızlı, verimli ve çok senaryolu hale getiriyoruz.
Yapay zeka; tasarım alternatiflerini hızla üreterek, imar verilerini analiz ederek ve yatırım senaryolarını değerlendirerek karar kalitesini artırıyor. Bu teknoloji sayesinde mimarlığın, operasyonel işlerden arınıp daha stratejik ve değer odaklı bir role evrileceğine inanıyorum. Doğru kullanıldığında yapay zeka, yaratıcılığı kısıtlamak yerine onu büyüten kalıcı bir dönüşüm aracıdır.

Sizin için gerçek başarı nedir? Finansal hedeflere ulaşmanın yanı sıra, kendinizi ve şirketinizi başarılı saymanızı sağlayan o nihai ölçüt nedir?
Başarıyı, projelerimizin zamanla değer kazanması ve çevresine nitelik katmasıyla ölçüyorum. Kalender Mimarlık’ta tasarım kalitesini stratejik planlama ve sürdürülebilirlikle birleştirerek uzun vadeli değer üretiyoruz. Mimarlığı, gelecek kuşaklara karşı sorumluluk taşıyan bütüncül bir üretim alanı olarak görüyorum.
Bir lider olarak zamanınızı en çok neye harcadığınızı düşünüyorsunuz?
Liderlik rolüm doğrultusunda, günlük operasyonel süreçleri ekibime devrederek vaktimin çoğunu sivil toplum çalışmalarına, yerel yönetim görevlerine ve ofisimizin uzun vadeli stratejilerine ayırıyorum.
Aynı zamanda seyahat, sinema ve sergi gibi kültürel faaliyetlere bilinçli olarak zaman ayırarak kişisel gelişimimi sürdürüyorum. Bu alanları, yaratıcılığımı besleyen ve mesleki üretimi değer katan vazgeçilmez unsurlar olarak görüyorum.
Türkiye’de bu alanda yapılmayan ama yapılması gereken ilk şey sizce ne?
Türkiye’de mimarlık ve yapı sektöründe ertelenmemesi gereken en kritik adım, planlama ve uygulama süreçlerinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasıdır. Deprem gerçeğiyle yaşayan ülkemizde doğru projelendirme kadar; nitelikli malzeme, teknik uygulama ve bağımsız denetim mekanizmalarının etkinliği hayati önem taşır. Güvenli ve sürdürülebilir bir yapı üretimi, ancak denetim sisteminin gerçek anlamda güçlendirilmesiyle mümkündür.
İş dünyasında “başarı” uğruna kaybedilen en değerli şey sizce ne oluyor genelde?
Türkiye mimarlık ve yapı sektöründe, planlama ve uygulama süreçlerinin bütüncül ele alınması artık bir zorunluluktur. Deprem gerçeği ışığında; doğru projelendirme, nitelikli malzeme ve bağımsız denetim mekanizmalarının etkinliği hayati önem taşır. Güvenli ve sürdürülebilir bir yapı üretimi, ancak denetim sisteminin gerçek anlamda güçlendirilmesiyle mümkündür.