Connect with us

Röportajlar

Manuel Terapi ile Fıtık Küçülür Mü? Fizyoterapist Zafer Aksungur Anlatıyor

Published

on

Fizyoterapist Zafer Aksungur: “Her fıtık ameliyat gerektirmez, vücudun kendi iyileşme kapasitesi vardır.”

Bel fıtığı günümüzde en sık karşılaşılan kas-iskelet sistemi problemlerinden biri. Uzun süreli oturma, yanlış duruş, hareketsiz yaşam ve stres, omurga üzerindeki baskıyı artırarak fıtık oluşumunu kolaylaştırıyor. Pek çok kişi, bel fıtığı tanısı aldığında ilk olarak ameliyat seçeneğini düşünse de uzmanlar, son yıllarda cerrahiye gerek kalmadan başarılı sonuçlar alınabildiğini vurguluyor. Bu yaklaşımın merkezinde ise manuel terapi bulunuyor.

Fizyoterapist Zafer Aksungur, manuel terapinin yalnızca bir “elle müdahale” yöntemi değil, vücudun kendi kendini iyileştirme kapasitesini harekete geçiren bilimsel bir uygulama olduğunu belirtiyor. Aksungur’a göre manuel terapi, fıtığın sinir üzerindeki baskısını azaltarak dolaşımı düzenliyor ve kas-iskelet dengesini yeniden kuruyor. Bu sayede fıtığın küçülmesi veya semptomların tamamen ortadan kalkması mümkün hale gelebiliyor.

“Fıtığı yerine sokmak gibi bir mucize söz konusu değil,” diyor Aksungur ve ekliyor: “Ancak doğru tekniklerle uygulandığında, dokuların iyileşmesini hızlandırmak ve sinir üzerindeki baskıyı azaltmak mümkün. Böylece ağrılar hafifliyor, hareket kısıtlılığı azalıyor ve kişi yaşam kalitesini yeniden kazanıyor.”

Fıtıkta Ameliyatsız Tedavi Mümkün Mü?

Bilimsel çalışmalar, manuel terapi ve egzersiz kombinasyonunun bel fıtığı hastalarında ağrıyı azalttığını, fonksiyon kaybını önlediğini ve birçok durumda cerrahiye gerek kalmadan iyileşme sağladığını ortaya koyuyor. Dünya genelinde giderek daha fazla fizyoterapist, fıtık tedavisinde manuel terapiyi birinci basamak yöntem olarak tercih ediyor.

Aksungur, manuel terapinin başarısının kişiye özel planlamadan geçtiğini vurguluyor. Çünkü her fıtık aynı değil; bazıları sinir dokusuna baskı yaparken, bazıları yalnızca yumuşak dokular arasında sıkışma yaratabiliyor. Bu nedenle kişiye özgü değerlendirme ve doğru zamanda yapılan terapi, sürecin en kritik kısmını oluşturuyor. “Bazı hastalar birkaç seansta büyük ilerleme kaydediyor, bazıları ise daha uzun süreli bir programla sonuç alabiliyor. Önemli olan, vücudun verdiği yanıtı doğru okumak,” diyor.

Manuel Terapi Fıtığı Gerçekten Küçültür Mü?

Peki manuel terapi fıtığı gerçekten küçültür mü? Aksungur bu soruya temkinli ama umutlu bir yanıt veriyor: “Fıtığın tamamen ortadan kalktığını iddia etmek doğru olmaz, ama vücut kendi onarım mekanizmasını devreye soktuğunda fıtığın hacmi azalabiliyor. Biz manuel terapiyle bu süreci destekliyoruz; sinir üzerindeki baskıyı kaldırıyor, kasların dengesini sağlıyor, dolaşımı artırıyoruz. Bu da iyileşmenin doğal seyrini hızlandırıyor.”

Uzmanlar, ağrının kronikleşmeden tedaviye başlanmasının önemine dikkat çekiyor. Çünkü erken dönemde yapılan manuel terapi uygulamaları, ileride cerrahi gereksinimini azaltabiliyor. Aksungur, hastalara “Ağrıyı beklemeyin, vücudun verdiği ilk sinyali dikkate alın,” uyarısında bulunuyor.

Sonuç olarak, manuel terapi her ne kadar mucize bir yöntem olmasa da, fıtığın küçülmesinde ve hastaların ağrısız bir yaşama kavuşmasında önemli bir destek sunuyor. Fizyoterapist Zafer Aksungur’un sözleriyle özetlemek gerekirse: “Vücudumuz, doğru zamanda doğru dokunuşlarla iyileşme gücünü hatırlar. Biz terapistler, o gücü uyandırmak için buradayız.”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Röportajlar

Eren Düzyol’dan Dijital ve Yazılım Alanında Güçlü Hamle: MedyaWeb ve Hesaplı Barkod ile Entegre Çözümler

Published

on

Dijital medya ve yazılım teknolojileri alanında uzun yıllardır aktif olarak faaliyet gösteren Eren Düzyol, MedyaWeb İnternet Hizmetleri ve Hesaplı Barkod – Barkod Yazılım Sistemleri markalarıyla işletmelere uçtan uca dijital ve yazılımsal çözümler sunmaya devam ediyor.
Web tasarım, SEO ve dijital görünürlük alanındaki tecrübesini yazılım sistemleriyle birleştiren Eren Düzyol, özellikle barkod yazılım sistemleri, stok takip, ürün yönetimi ve hızlı satış altyapıları konularında işletmelerin operasyonel gücünü artırmayı hedefliyor.

Hesaplı Barkod ile Pratik, Güvenilir ve Ekonomik Yazılım Çözümleri

Hesaplı Barkod – Barkod Yazılım Sistemleri, küçük ve orta ölçekli işletmeler başta olmak üzere birçok sektöre yönelik:

  • Barkodlu satış sistemleri
  • Stok ve depo takibi
  • Ürün giriş–çıkış yönetimi
  • Hızlı ve kullanıcı dostu yazılım altyapıları
  • Ekonomik ve sürdürülebilir çözümler

sunarak firmaların hem zaman hem maliyet avantajı elde etmesini sağlıyor.
Yazılımların sade arayüzü ve kolay kullanımı sayesinde teknik bilgiye ihtiyaç duymadan işletmeler hızlıca sisteme adapte olabiliyor.

Eren Düzyol

“Sadece Web Değil, Sistemi Kuruyoruz”

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Eren Düzyol, dijitalleşmenin yalnızca web sitesiyle sınırlı olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Bir işletmenin dijitalde güçlü olması için sadece web sitesi yeterli değil. Satıştan stoğa, üründen raporlamaya kadar tüm sistemi doğru kurmak gerekiyor. MedyaWeb ve Hesaplı Barkod ile işletmelere hem dijital vitrin hem de güçlü bir altyapı sunuyoruz.”

MedyaWeb + Hesaplı Barkod = Entegre Dijital Güç

Eren Düzyol liderliğinde yürütülen projelerde:

  • SEO uyumlu web siteleri
  • Google görünürlüğü ve dijital itibar
  • Barkodlu satış ve stok sistemleri
  • Yazılım + web entegrasyonu
  • İşletmeye özel çözümler

tek çatı altında sunuluyor. Bu bütüncül yaklaşım, firmaların hem internette görünür olmasını hem de sahadaki operasyonlarını profesyonel şekilde yönetmesini sağlıyor.

Eren Düzyol Kimdir?

Eren Düzyol, dijital medya, SEO ve yazılım sistemleri alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren bir girişimcidir. MedyaWeb İnternet Hizmetleri ve Hesaplı Barkod Barkod Yazılım Sistemleri markalarıyla yüzlerce işletmeye dijital ve teknolojik çözümler sunmuş; güven, şeffaflık ve sürdürülebilir başarı odaklı çalışmalarıyla sektörde öne çıkmıştır.

Continue Reading

Röportajlar

Güç ve Denge ; Serpil Süzen

Published

on

Üniversiteden sonra uzun süre başka firma ve sektörlerde çalıştım, fakat hep kendi işimi yapmak, istediğim işi yapmak vardı aklımda. Bu süre zarfında çalışırken de firmamı kurdum başlangıçta evden çalışmaya başlamıştım daha sonra 3 ay içinde işler ve siparişler büyüyünce ofis kuruldu giderek siparişler daha da arttı ve bir ekip kurduk. Bu süre zarfında yönetici olarak çalıştığım firmada da ortaklığım oluştu. Şimdi iki firmamın işlerini aynı anda sürdürüyorum.

Bu işe nasıl başladınız? Sizi hediyelik eşya ve kutu tasarımı sektörüne yönlendiren neydi?

Kişisel olarak hediye vermeyi çok severim ve Antalya da bu sektörde hizmet veren maalesef çok firma yok müşterilere çeşitlilik sunma fikri de bu işi yapma sebeplerimden biri oldu.

Sunduğunuz hediyelik eşya ve kutu çeşitleri neler? En çok talep gören ürünleriniz hangileri?

Firma olarak müşterilerimizin istekleri doğrultusunda özel bir teklif hazırlıyoruz, genelde ürünlerimiz firmalara özel kişiselleştirilmiş oluyor. Müşteri kitlemizin tamamı kurumsal firmalardan oluşuyor, bu doğrultuda talepler de sektöre ve hangi özel gün için hazırlandığına bağlı olarak değişiyor.

Firmanızın kuruluş hikayesi nedir? Özel bir ilham kaynağınız var mıydı?

Yaptığım her işi en iyi ve güzel şekilde yapmak en büyük tutkum ilhan kaynağı diyemeyiz ama bu doğrultuda adımlarımı atıyorum.

Serpil Süzen

Sektörden bağımsız olarak olarak bütün girişimcilere birinci önceliklerinin para kazanma hırsı olmamasını öneriyorum, durum böyle olunca ürün kalitesi ve müşteri memnuniyeti oranları düşük oluyor.Serpil Süzen

Müşterilerin taleplerine göre özelleştirme süreçleriniz nasıl işliyor?

Ürünlerimizi özel olarak baskıya uygun şekilde seçiyoruz, müşterilerimizin istekleri doğrultusunda da kişiselleştirmeler yapıyoruz.

İş birliği yaptığınız kurumlarla çalışırken unutamadığınız bir deneyiminizi paylaşabilir misiniz?

Sipariş süreçlerimizin tamamını yazılı onaylar ile devam ettiriyoruz, bu nedenle son dakika sürprizler ile karşılaşmıyoruz. Sadece havalimanı için hazırladığımız ve paketlediğimiz ürünleri cihazlardan geçirmek için açıp bölmek zorunda kalmıştık, tecrübemiz oldu:)

Hediye kutularınızda ve ürünlerinizde tasarım trendlerini nasıl takip ediyorsunuz?

Hediyelik eşya sektörü sürekli değişen ilerleyen bir sektör ve haliyle her sene ve dönemde güncelleniyor ürünlerimiz aynı zamanda müşterilerimizin de bazı talepleri oluyor, bu doğrultuda ürünlerimizi de çeşitlendirip geliştiriyoruz.

Kurumların sizi tercih etmesini sağlayan başlıca etkenler nelerdir?

Firma olarak müşteri ilişkileri süreci birinci önceliğimiz bütün ürünleri aynı özenle hazırlayıp teslim süreci sonuna kadar da takip etmemiz çalıştığımız firmaların bizi tekrar tekrar tercih etmesi için önemli sebeplerden birisi.

Sosyal sorumluluk projelerinde firmanızın rolü nedir?

Firma olarak sektörümüz gereği genelde çocuk hediyeleri için sponsorluk talepleri geliyor, bütçelerimiz doğrultusunda bizde memnuniyetle destek oluyoruz.

Firmanızın önümüzdeki dönem için hedefleri nelerdir?

Özel günlerde sipariş süreçlerimiz çok yoğun geçiyor, bu yoğunluk bizi çok mutlu ediyor. Yoğunluğumuzu artarak devam ettirmek hedeflerimiz arasında geliyor.

Yeni ürünler, tasarımlar veya hizmetler konusunda planlarınız var mı?

Ürenlerimiz sürekli güncelleniyor, trend ürünleri de takip ederek kataloglarımızı sürekli güncelliyoruz. Zaman zaman el emeği ürünlere de kutularımızda yer veriyoruz, bu ürünlerin çeşitliliğini arttırmak planlarımızın arasında yer alıyor.

Continue Reading

Röportajlar

Veri Konuşur Biz Tercüme Ederiz ; Gökhan Acar

Published

on

Piyasada exceller yerine teknolojiyi kullanan, globalde binlerce şirketten veri çeken, marka gibi değerleri dikkate alan bir çözüm yoktu. Ayrıca birçok şirket sahibinin finansal okuryazarlığı yetersiz olması dolayısıyla şirketin durumunu rafine ve aksiyon alabilecekleri netlikte gösteren bir sistem yoktu. VALURA bu ihtiyaçları çözerken lokal bir oyuncu olmaktan ziyade “Dünya’nın en iyisi” olmak için kuruldu.

VALURA’nın DNA’sını bir kelimeyle anlatmanız gerekse, o kelimenin hikâyesi ne olurdu?

Tek odağı şirketlerin değerini tespit etmek ve maksimize edecek yol haritasını oluşturmak olan bir şirket için “değer” kelimesi çok kritik. Tek kelime ile kendimizi ifade etmek gerekirse o kelime “VERİ” olurdu.

Sektörünüzde herkesin doğru bildiği ama sizin farklı düşündüğünüz bir konu var mı? Bu fark VALURA’nın yolunu nasıl şekillendirdi?

Hem de çok Ne yazık ki yanlış bilgi ve uygulamaların çok olduğu, “uzman” olmanın kolay olduğu bir işi yapıyoruz. Müşterilerimiz bir kere bizimle çalıştıktan ve çıktıları gördükten sonra çıtanın ne kadar yüksekte olduğunu anlıyorlar ve bir daha başka şirket ile çalışmayı tercih etmiyorlar.

Biz uzmanlığa inanıyoruz, 9 yıldır geliştirdiğimiz teknolojimiz ve 1000+ proje ile keskinleştirdiğimiz bilgi birikimimiz ile lider olmak için çalışıyoruz.Gökhan Acar

Yeni nesil markalar arasında fark yaratmak artık çok zor. Sizce VALURA’yı benzerlerinden ayıran “görünmeyen” detay nedir?

Bu soruyu bizde sık sık yaptığımız stratejik büyüme çalışmalarında müşterilerimizi soruyoruz. Bizce cevap odaklanmak. Şirketler müşteri talepleri ve kar motivasyonları ile her işi yapar hale geliyorlar ancak gerçek başarı hayır diyebilmekte ve uzmanlıktan geçiyor. Biz işimizde en iyisiyiz, uzmanız, odaklıyız ve çıtamız global liderlik.

Bir lider olarak ekibiniz size hangi konuda rahatlıkla “yanıldınız” diyebilir? Bu kültürü nasıl oluşturdunuz?

Bence lider ekibini geliştirebilen, en iyiyi yaratmak için eleştiriye açık olandır. Bizim ekibimizde en düşük kıdemli arkadaşımız en az 20 yıllık finans yönetimi tecrübesine sahiptir. Buna rağmen kendileri ile konuştuğunuzda sürekli öğrendiklerini ve geliştiklerini söyleyeceklerdir. Her ne kadar lider son kararı veriyor olsa da ortak akıl kültürü başarının anahtarıdır.

Sizce bugüne kadar verdiğiniz en doğru ve en riskli karar hangisiydi?

VALURA, global büyüyen ve kârlı bir fintech olarak birçok yatırım teklifi alıyor, ancak biz hızlı büyüme yerine özkaynakla sağlıklı ilerlemeyi seçtik. 2025’te en büyük risk olarak kendi sistemimizi son kullanıcıya açıp mevcut iş modelimizi bilinçli şekilde yıktık. Konfor alanından çıkmamıza rağmen bu adımın bizi küresel liderliğe taşıyacağına inanıyoruz.

VALURA geleceğe nasıl hazırlanıyor? Trendlerin hızla değiştiği bir dönemde, markanızı zamanın ötesinde tutmak için ne yapıyorsunuz?

Biz gelecek 5 yılı sürekli öngörerek ilk olmaya çalışıyoruz. Örneğin bugün herkes yapay zekadan bahsediyor, biz 12 aydır kendi YZ modelimizi eğitiyoruz. Bu ay itibari ile tamamen finans yönetimi konusunda uzmanlaşmış VALURA AI lanse ettik. Finans yönetimi odağında Dünya’nın en gelişmiş dil modeli, 107 ülkeden 80.000’den fazla şirketten besleniyor ve şirket üst yönetimi ile şirketin finans yönetimi konusunda konuşabiliyor, erken uyarı sinyali üretebiliyor. Başkaları bize yetişmeye çalışırken biz bir sonraki aşama olan finans yönetiminin tamamen YZ tarafından uygulandığı sistemi kuruyoruz.

İş dışında sizi en çok besleyen şey nedir?

Bir iş insanı olarak yaratıcılığınızı veya vizyonunuzu besleyen özel bir rutin, ilham kaynağı ya da hayat felsefeniz var mı?

Geçen sene 99 yaşında vefat eden C.Munger’ın güzel bir sözü var, “ben hayatımda sürekli okuyup kendini geliştirme derdi olmayıp başarılı olan bir tane dahi insan görmedim” Bende aynı görüşteyim ve bu sebeple sürekli bir bilgi açlığı içerisindeyim. Öğrenmeyi bıraktığın gün geri gittiğin gündür. Her patron tüm yöneticilerine şu soruyu sormalıdır “Son 6 ayda yeni ve kritik ne öğrendin?” cevap yoksa oyuncu değişikliği zamanı gelmiştir.

Continue Reading

EN ÇOK İNCELENEN