Röportajlar
Emir Beyazörtü : İş Yapan Değil İşi Yönlendiren Kişiler
1. Bize kendinizden bahsedebilir misiniz?
Ben iki farklı dünyanın bana kattığı deneyimlerle şekillendiğime inanıyorum. Profesyonel hayatımda Londra’da bir Test Automation & QA Engineer olarak çalışıyorum. Yazılım geliştirme süreçlerinde kaliteyi güvence altına almak, riskleri önceden görmek ve kullanıcı deneyimini iyileştirmek üzerine çalışıyorum. Teknolojinin hızla değiştiği bir sektörde, sürekli öğrenmenin aslında işimizin en önemli parçası olduğunu her gün yeniden görüyorum.
Diğer tarafta ise benim için en az kariyerim kadar değerli olan gönüllülük yolculuğum var. JCI Türkiye’de Uluslararası Programlar ve Organizasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak dünyanın farklı ülkelerinden liderlerle çalışıyor, gençlerin uluslararası fırsatlara erişebilmesi için projeler geliştiriyorum. Bunların yanında iki çocuk babasıyım. Ailem, bana liderliğin sadece iş hayatında değil, evde de her gün yeniden öğrenilen bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor. Çocuklarımla birlikte büyüdüğümü söylemek yanlış olmaz. Onlar bana sabrı, merakı ve geleceğe daha umutla bakmayı öğretiyor.
2. Sektörünüzü en temelden sarsacak ve iş yapış şekillerini kalıcı olarak değiştirecek tek bir trend veya teknoloji ne olacak?
Hiç şüphesiz yapay zekâ. Ama bence asıl dönüşüm kod yazılması ya da testlerin otomatik oluşturulması değil. Asıl değişim, insanların artık “iş yapan” değil, “işi yönlendiren” kişiler hâline gelecek olması. Yazılım testi uzun yıllardır hata bulmak üzerine kuruluydu. Önümüzdeki dönemde ise doğru soruları sorabilen, riskleri öngörebilen ve yapay zekâyı doğru yönlendirebilen insanlar öne çıkacak.
Teknik bilgi hâlâ çok önemli olacak. Ancak bunun yanına eleştirel düşünme, iletişim, karar verme ve etik yaklaşım eklenecek. Ben gençlere her zaman şunu söylüyorum: Yapay zekâ sizin rakibiniz değil. Onu kullanmayı öğrenmeyen insanlar, kullanan insanların gerisinde kalacak.
3. Sizin için gerçek başarı nedir? Finansal hedeflere ulaşmanın yanı sıra, kendinizi ve şirketinizi başarılı saymanızı sağlayan o nihai ölçüt nedir?
Ben başarıyı, arkanızdan kaç kişinin daha güçlü yürüyebildiğiyle ölçüyorum.Elbette finansal başarı önemlidir. Çünkü sürdürülebilirlik sağlar. Ancak tek başına yeterli değildir.
Gerçek başarı; bulunduğunuz kurum sizden sonra da daha iyi çalışıyorsa, yetiştirdiğiniz insanlar sizden daha başarılı oluyorsa ve bir gün adınız geçtiğinde insanların aklına önce karakteriniz geliyorsa ortaya çıkar. JCI bana bunu öğretti. Liderlik, en önde yürümek değildir. Bir gün siz kenara çekildiğinizde bile insanların yürümeye devam edebilmesini sağlamaktır. Benim için bırakılan miras, kazanılan unvanlardan çok daha değerlidir.
4. Bir lider olarak zamanınızı en çok neye harcadığınızı düşünüyorsunuz ve aslında en çok neye harcamanız gerektiğini biliyor musunuz? Bu iki durum arasındaki farkı nasıl yönetiyorsunuz?
Sanırım çoğu lider gibi ben de zamanımın önemli bir kısmını operasyonel işleri çözmeye harcıyorum. Toplantılar, planlamalar, krizler ve günlük kararlar bazen insanı geleceği inşa etmekten uzaklaştırabiliyor. Oysa liderlerin en önemli görevi sorun çözmek değil; sorunları daha oluşmadan önleyecek sistemler kurmaktır. Bu yüzden son yıllarda kendime sürekli şu soruyu soruyorum:
“Ben bu problemi çözüyor muyum, yoksa aynı problemin tekrar yaşanmamasını mı sağlıyorum?” Bu bakış açısı zamanımı daha çok insan yetiştirmeye, süreç geliştirmeye ve sürdürülebilir yapılar oluşturmaya yönlendirdi. Çünkü güçlü liderler kahraman olmaz. Kahramanlara ihtiyaç duyulmayan sistemler kurar.
5. Bugünün trendlerinden hangisinin 5 yıl sonra tamamen kaybolacağını düşünüyorsunuz?
Yapay zekâyı sadece gösteriş amaçlı kullanma trendinin çok kısa ömürlü olacağını düşünüyorum. Bugün birçok yerde “AI destekli” ifadesini görüyoruz. Ancak teknoloji tek başına değer üretmez. Beş yıl sonra insanlar bir ürünün yapay zekâ kullanıp kullanmadığını değil, gerçekten bir problemi çözüp çözmediğini konuşacak. Geçici olan teknoloji değil, teknolojiyi pazarlama şeklimiz. Kalıcı olan ise insana gerçek değer üreten çözümler olacak.
6. Yapay zekânın mesleğinizde “insanı” hangi alanda asla ikame edemeyeceğini düşünüyorsunuz?
Empati. Bir yazılımı test ederken sadece kabul kriterlerine bakmıyoruz. “O ürünü annem kullansa ne hissederdi?”, “Bu ekran ilk kez teknoloji kullanan biri için anlaşılır mı?”, “Bu hata kullanıcı güvenini nasıl etkiler?” gibi sorular soruyoruz. Yapay zekâ milyonlarca senaryoyu analiz edebilir. Ama bir insanın yaşayacağı hayal kırıklığını, güven duygusunu ya da beklentisini gerçekten hissedemez.
Kalite sadece doğru çalışmak değildir. İnsan için doğru hissettirmektir. Bu yüzden teknolojinin merkezinde her zaman insan kalacaktır.
”Ben başarıyı, arkanızdan kaç kişinin daha güçlü yürüyebildiğiyle ölçüyorum.” – Emir Beyazörtü
7. Türkiye’de bu alanda yapılmayan ama yapılması gereken ilk şey sizce ne?
Bence teknik eğitim ile gerçek sektör deneyimi arasındaki mesafeyi çok daha fazla azaltmamız gerekiyor. Bugün çok yetenekli gençlerimiz var. Ancak birçok genç mezun olduğunda ekip çalışmasını, çevik metodolojileri, uluslararası iletişimi ya da gerçek projelerde sorumluluk almayı ilk kez iş hayatında öğreniyor. Bunun yerine üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları çok daha güçlü iş birlikleri kurmalı.
Ben JCI’nın burada çok önemli bir rol oynadığına inanıyorum. Çünkü gençler sadece eğitim almıyor; proje yönetiyor, ekip yönetiyor, hata yapıyor, çözüm üretiyor ve uluslararası ağlar kuruyor. Bana göre geleceğin liderleri sınıflarda değil, deneyim yaşayabilecekleri ekosistemlerde yetişecek.
8. İş dünyasında “başarı” uğruna kaybedilen en değerli şey sizce ne oluyor genelde?
Bence en çok kaybedilen şey anlam. İnsanlar bazen hedeflere ulaşırken neden başladıklarını unutuyor. Unvanlar büyüyor, maaşlar artıyor ama heyecan azalıyor. Oysa insanı uzun yıllar ayakta tutan şey motivasyon değil, anlam duygusudur. Ben bu yüzden kariyerimin yanında gönüllülüğü hiç bırakmadım. Çünkü insan yalnızca kendisi için çalıştığında başarılı olabilir.
Ama başkalarının hayatına dokunduğunda gerçekten değer üretmeye başlar. Son olarak gençlere söylemek istediğim tek bir şey var: Kariyerinizi sadece CV’nizi büyütmek için değil, karakterinizi geliştirmek için de inşa edin. Çünkü insanlar yıllar sonra ne kadar kazandığınızı değil, onlara nasıl hissettirdiğinizi ve hayatlarında nasıl bir iz bıraktığınızı hatırlayacaklardır.