Connect with us

Sağlık

Fizyoterapist Zafer Aksungur, Gerilim Tipi Baş Ağrıları ve Egzersizlerle Rahatlama Yollarını Anlattı

Published

on

Günümüzde stres, masa başı çalışma düzeni ve uzun süreli ekran kullanımı, baş ağrısı şikâyetlerini artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor. Özellikle şakaklardan başlayarak başın etrafını kemer gibi saran baskı hissi, toplumda en sık görülen baş ağrısı türlerinden biri olan gerilim tipi baş ağrısına işaret ediyor. Uzmanlara bu ağrılar, çoğu zaman kas gerginliği ve yanlış duruş alışkanlıklarıyla doğrudan bağlantılı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fizyoterapist Zafer Aksungur, gerilim tipi baş ağrılarının doğru egzersizlerle hafifletilebileceğini belirtiyor…

Gerilim tipi baş ağrısı nedir, neden ortaya çıkar?

Gerilim tipi baş ağrısı, genellikle başın iki tarafında hissedilen baskı ve sıkışma şeklindeki ağrıyla tanımlanıyor. Migrenin aksine zonklayıcı değil, daha çok sabit ve yaygın bir basınç hissi oluşturuyor. En sık nedenleri arasında stres, kaygı, uzun süre masa başında çalışma, yanlış duruş alışkanlıkları ve boyun-ense kaslarında oluşan gerginlik yer alıyor.

Aksungur’a göre özellikle sub-oksipital bölgedeki kasların sürekli kasılı kalması, ağrının şakaklara ve başın geneline yayılmasına neden olabiliyor. Düzenli yapılan gevşetme ve esnetme egzersizleri ise kas tonusunu azaltarak kan dolaşımını destekliyor ve ağrı şiddetinin hafiflemesine katkı sağlıyor.

Fizyoterapist Zafer Aksungur: Tüm başı saran “kemer” hissine dikkat

Fizyoterapist Zafer Aksungur- Gerilim tipi baş ağrısı

Aksungur, birçok kişinin “başımı çember gibi sıkıyor” şeklinde tarif ettiği ağrının gerilim tipi baş ağrısının en tipik belirtisi olduğunu ifade etti. Bu durumun yalnızca stresle değil, aynı zamanda boyun ve ense kaslarındaki gerginlikle de ilişkili olduğunu vurguladı.

Özellikle gün içinde öne eğik pozisyonda uzun süre kalmanın, sub-oksipital bölgedeki kasları zorladığını belirten Aksungur, kısa süreli gevşetme uygulamalarının bile rahatlama sağlayabileceğini söyledi.

Mini egzersizler ile rahatlama sağlamak mümkün

Baş ağrısına iyi gelecek iki farklı egzersiz ile rahatlama sağlamak mümkün olabilir. Aksungur’un önerisine göre ilk adım, sub-oksipital gevşetme uygulaması. Ense köküne yönelik nazik bası ve gevşetme hareketleriyle kasların rahatlatılması hedefleniyor.

İkinci adımda ise derin nefes egzersiziyle birlikte kontrollü boyun esnetme hareketleri öneriliyor. Aksungur, düzenli uygulandığında bu basit tekniklerin gerilim kaynaklı baş ağrılarının şiddetini azaltmaya yardımcı olabileceğini ifade ediyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Dik Duramıyorsanız Dikkat! Uzman Fizyoterapistten ‘Omurga Sağlığı’ Uyarısı ve Koruyucu Öneriler 

Published

on

Dik

Günlük yaşamın büyük bölümünü masa başında, bilgisayar veya telefon ekranına eğilerek geçiren milyonlarca kişi için omurga sağlığı giderek daha kritik bir konu haline geliyor. Özellikle dik durmakta zorlanan, gün sonunda boyun ve ense ağrısı yaşayan bireyler için Fizyoterapist Zafer Aksungur, boyun düzleşmesi ve buna bağlı gelişen ağrılar hakkında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu… 

Boyun düzleşmesi neden ortaya çıkıyor? 

Boyun omurgası, doğal bir eğriliğe sahiptir. Bu eğriliğin kaybolması, boyun düzleşmesi olarak adlandırılıyor. Normal şartlarda boyun bölgesinde hafif bir kavis bulunduğunu ifade eden Aksungur, uzun süre öne eğik pozisyonda kalmanın bu doğal yapıyı bozduğunu vurguluyor.

“Dik duramıyorsanız bu bir kas zayıflığı ya da postür bozukluğunun işareti olabilir. Özellikle telefon ve bilgisayar kullanımının artmasıyla birlikte boyun düzleşmesi daha sık görülüyor. Sürekli öne doğru eğilmek, boyun kaslarında aşırı yüklenmeye ve zamanla kronikleşebilen ağrılara yol açabilir.

Aksungur’a göre, bu durum yalnızca geçici bir kas ağrısı değil; uzun vadede omurga mekaniğini bozarak baş ağrısı, omuz gerginliği ve hatta sırt ağrılarına kadar uzanan bir zincir oluşturabiliyor.

Dik duruş sadece estetik değil, sağlık meselesi 

Dik duruş, yalnızca dış görünüşle ilgili bir konu değil. Omurganın doğru hizalanması, kasların dengeli çalışması açısından hayati önem taşıyor. Omurga ne kadar dengeli yük taşırsa, kaslar o kadar az yorulur. 

Yanlış postür alışkanlıklarının zamanla kas-iskelet sistemi üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğini söyleyen Aksungur, özellikle masa başında çalışanların düzenli aralıklarla pozisyon değiştirmesi gerektiğini vurguluyor. Gün içinde küçük farkındalıkların bile uzun vadede büyük fark yaratabileceğini dile getiriyor.

Koruyucu Egzersizler ve Günlük Önlemler

Boyun ve üst sırt kaslarını güçlendiren hareketler düzenli yapılmalı. Ayrıca ekran seviyesinin göz hizasında olması, omuzların geride ve rahat konumda tutulması gibi basit düzenlemeler omurga sağlığını korumada etkili. 

“Duruşunuzu düzeltmek için önce fark etmeniz gerekir” diyen Aksungur, erken dönemde alınan önlemlerin ileride oluşabilecek daha ciddi sorunların önüne geçebileceğini ifade ediyor. Uzmanlara göre omurga sağlığı, günlük alışkanlıklarla doğrudan bağlantılı ve doğru adımlarla korunabilir bir alan olarak öne çıkıyor.

Continue Reading

Sağlık

Koşu Bandında Daha Hızlı Sonuç Mümkün mü? Shape Space ile Tanışın

Published

on

By

Yoğun iş temposu, dijitalleşme ve artan hareketsizlik ile birlikte spor yapmak için vakit ayırabilen kişilerin sayısı giderek azalıyor. Bu durum, günümüzde fitness sektöründe daha kısa sürede daha yüksek verim sağlayan teknolojik çözümlere olan ilgiyi de artırıyor. Shape Space gibi çift etkili sistemler, klasik koşu bandı deneyimini EMS teknolojisiyle birleştirerek egzersiz anlayışına yeni bir boyut kazandırıyor. Neom Medikal tarafından geliştirilen bu sistem, yürüyüş veya koşu sırasında kasları aynı anda aktive ederek “çift etkili antrenman” modeli sunmayı hedefliyor.

Yürüyüş yaparken “çift etkili antrenman” nasıl mümkün?

Klasik koşu bandı egzersizlerinde temel hedef kardiyovasküler dayanıklılığı artırmak ve kalori yakımını desteklemektir. Ancak Shape Space gibi yeni nesil sistemlerde bu yapı, EMS (elektro kas stimülasyonu) teknolojisi ile genişletiliyor. Bu sistemde kullanıcı yürüyüş bandında hareket ederken, özel kıyafetler aracılığıyla kaslara elektriksel uyarılar gönderiliyor.

Bu uyarılar sayesinde kaslar yalnızca hareketle değil, aynı zamanda dışarıdan gelen stimülasyonla da çalışıyor. Böylece aynı anda hem kardiyo hem de kas aktivasyonu gerçekleşiyor. Normalde ayrı antrenmanlar gerektiren bu iki etki, tek bir seans içerisinde birleştirilmiş oluyor. Bu yaklaşım, fitness dünyasında “hibrit egzersiz” olarak tanımlanan yeni bir trendin parçası olarak değerlendiriliyor.

Shape Space’in özellikleri ve yoğun tempoya uyum

10 farklı mod bölgesel ve bütünsel çalışabileceğiniz tek vakum teknolojisi Shape Space; yürüyüş bandı, EMS, vakum ve kızılötesi (IR) teknolojilerini bir araya getiren çok katmanlı bir sistem olarak öne çıkıyor. Bu yapı, sadece kalori yakımını değil aynı zamanda bölgesel kas çalışmasını da hedefliyor. Sistem, vücudun farklı bölgelerini eş zamanlı çalıştırarak daha kısa sürede daha yoğun bir egzersiz deneyimi sunmayı amaçlıyor.

Neom Medikal imzası ile Shape Space cihazı, özellikle yoğun çalışan ve uzun süre spor yapmaya vakit bulamayan kullanıcılar için alternatif bir çözüm olarak konumlanıyor. Klasik spor salonu antrenmanlarında saatler sürebilecek kas ve kardiyo çalışmalarının, daha kısa seanslarda yoğunlaştırılması hedefleniyor.

Yeni nesil EMS tabanlı sistemler, zaman tasarrufu sağlayan egzersiz ve hızlı kas aktivasyonu ile bölgesel incelme desteği sağlaması ile dikkat çekiyor. Shape Space ise, bu yaklaşımı yürüyüş bandı entegrasyonu ile daha ileri bir seviyeye taşıyor.

Kullanıcılar açısından bakıldığında, düzenli kullanımda vücudun farklı bölgelerinde sıkılaşma ve daha aktif kas hissi oluşması hedefleniyor. Ayrıca artan dolaşım ve kas uyarımı sayesinde egzersiz sonrası toparlanma sürecinin de desteklenebileceği belirtiliyor.

Sonuç olarak Shape Space, klasik koşu bandı deneyimini yeniden tanımlayan ve EMS teknolojisiyle birleştirerek “çift etkili egzersiz” modelini öne çıkaran yeni nesil bir sistem olarak dikkat çekiyor. 

Continue Reading

Sağlık

Masaj Yetmiyorsa Sebebi Var: Zafer Aksungur’dan Bütüncül Tedavi Vurgusu

Published

on

Zafer

Kas ağrılarıyla mücadelede masaj, sıcak ya da elektrik uygulamalarına başvuran pek çok kişi kısa süreli rahatlama yaşasa da ağrıların tekrar etmesinden şikayetçi. Fizyoterapist Zafer Aksungur, bu noktada önemli bir hatırlatmada bulunarak, yalnızca ağrılı bölgeye odaklanan yaklaşımların kalıcı çözüm sunmadığını vurguladı. Aksungur’a göre asıl mesele, “Bu kas neden kasılıyor?” sorusunu doğru şekilde sorabilmekte yatıyor.

Ağrı tek bir kasın sorunu olmayabilir

Zafer Aksungur, kas ağrılarının çoğu zaman tek bir kas grubuna indirgenerek değerlendirildiğini ancak bunun eksik bir yaklaşım olduğunu belirtiyor. “Masaj, sıcak ya da elektrik uygulamaları anlık rahatlama sağlar. Ancak ağrının neden tekrar ettiğini anlamazsak aynı döngü devam eder,” diyen Aksungur, sorunun çoğu zaman ağrılı kasın kendisinden kaynaklanmadığını ifade ediyor.

Uzmanlara göre boyun ve omurga bağlantıları, çene ilişkisi, genel postür ve hatta nefes alma paterni kas gerginliğinde belirleyici rol oynayabiliyor. Bu unsurlar göz ardı edildiğinde yapılan müdahaleler yalnızca sonucu hedef alıyor; ağrının asıl nedeni ise yerinde kalıyor. Aksungur, bu nedenle kas-iskelet sistemi problemlerinde daha geniş bir çerçeveden değerlendirme yapılması gerektiğinin altını çiziyor.

Zafer Aksungur: “Sorunu anlık değil, uzun vadeli tedavi etmiş oluruz” 

Fizyoterapist Zafer Aksungur, bütüncül yaklaşımın önemini şu sözlerle özetliyor: “Boyun, omurga, çene, postür ve nefes birbirinden bağımsız değildir. Bunlara bakmadan sadece kası rahatlatmak, sorunu değil sonucu tedavi etmektir.” Aksungur’a göre kalıcı iyileşme için ilk adım, temel değerlendirmeyi doğru yapmak.

Özellikle postür ve nefes alışkanlıklarının ilk bakılması gereken unsurlar arasında yer aldığını belirten Aksungur, gün içinde fark edilmeden sürdürülen yanlış duruşların ve yüzeysel nefes paternlerinin kaslar üzerinde sürekli bir yük oluşturduğunu söylüyor. Bu yük zamanla ağrıya dönüşüyor ve yalnızca masajla ortadan kaldırılamıyor.

Uzmanlar, kas ağrılarında geçici rahatlamanın ötesine geçmek isteyen bireylerin, ağrının kaynağını bütüncül bir bakış açısıyla ele almasının önemine dikkat çekiyor. Doğru değerlendirme ve kişiye özel yaklaşım, uzun vadeli rahatlama ve sağlıklı bir hareket sistemi için temel adım olarak öne çıkıyor.

Continue Reading

EN ÇOK İNCELENEN