Genel
İş İnsanı ve Siyasetçi Kerim Karakoç’tan Kurban Bayramı Kutlama Mesajı
2019 ve 2024 Belediye Başkan Adayı Kerim Karakoç, Kurban Bayramı vesilesiyle bir kutlama mesajı yayımladı.
İş insanı ve siyasetçi Sayın Kerim Karakoç, kutlama mesajında şunlara değindi:
Bayramlar, birlik ve beraberliğimizin güçlendiği, gönüllerimizin birbirine daha da yaklaştığı müstesna zamanlardır. Yine ulaşmanın huzur ve mutluluğunu yaşadığımız mübarek Kurban Bayramı’nın da birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızı güçlendirmesini diliyorum.
Mübarek bayramlarımız; ihtiyaç sahiplerinin unutulmadığı, dargınlıkların son bulduğu, sevgi ve muhabbetin yayıldığı, kardeşliğimizin güçlendiği kıymetli anları beraberinde getirir. Bu mübarek Kurban Bayramı’nda da tüm Müslümanların hem Rabbimize hem de birbirine sevgi ve samimiyetle bir kez daha yaklaşması için sunulan fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeli; hoşgörü, yardımlaşma ve dayanışma duygularını yaşatmalıyız.
Bereketiyle ve bolluğuyla gelen bu bayramın tüm iyi niyetlerin gerçekleşmesine vesile olmasını ümit ediyor, insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Tüm Müslüman âleminin yapacağı ibadetlerin şimdiden kabul olmasını Rabbimden niyaz ediyor; başta Kayserili hemşehrilerimiz olmak üzere tüm İslam âleminin Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Kurban Bayramınız mübarek olsun.
Genel
PR Ajansı ve Dijital İtibar Yönetimi: Markalar İçin Yeni Rekabet Alanı
Dijital dünyada şirketlerin itibarı, yalnızca ürün ve hizmet kalitesiyle değil, arama motorlarında karşılaşılan bilgiler, medya görünürlüğü ve kullanıcı değerlendirmeleriyle de şekilleniyor. Tüketici güveninden yatırımcı ilişkilerine kadar geniş bir alanda etkili olan dijital itibar yönetimi, kurumların iletişim stratejilerinde önemli bir yer ediniyor. Uzmanlar, güçlü bir kurumsal itibarın sürdürülebilir ve şeffaf iletişimle oluşturulabileceğine dikkat çekiyor.
İnternet üzerinden yapılan araştırmalar, tüketicilerin ve iş ortaklarının şirketlerle ilgili karar süreçlerinde giderek daha fazla önem taşıyor. Bir markanın Google sonuçlarında nasıl göründüğü, hakkında yayımlanan haberler ve dijital platformlardaki değerlendirmeler, kurumun kamuoyundaki algısını etkileyebiliyor.
BrightLocal tarafından yayımlanan tüketici araştırmaları, çevrim içi yorumların işletmelerin değerlendirilmesinde önemli rol oynadığını gösterirken, Edelman’ın Trust Barometeraraştırmaları da kurumlara duyulan güvenin önemini ortaya koyuyor.
Bu gelişmeler, PR ajansı, dijital itibar yönetimi ve kurumsal itibar yönetimi hizmetlerini yalnızca büyük şirketler için değil, KOBİ’ler ve büyüme hedefleyen girişimler açısından da stratejik hale getiriyor.
Dijital İtibar Yönetimi Nedir, Neden Önemlidir?
Dijital itibar yönetimi, bir marka veya kurum hakkında internet ortamında oluşan algının analiz edilmesini, izlenmesini ve iletişim faaliyetleriyle geliştirilmesini kapsıyor. Arama motoru sonuçları, dijital haberler, sosyal medya paylaşımları ve kullanıcı yorumları bu sürecin temel unsurlarını oluşturuyor.
Özellikle rekabetin yoğun olduğu sektörlerde, benzer hizmetler sunan şirketler arasında güvenilir medya kaynaklarında görünür olmak önemli bir farklılaşma sağlayabiliyor. Şirket yöneticilerinin uzmanlıklarını ortaya koyan röportajlar, sektörel analizler ve kurumsal gelişmelere ilişkin haberler, markanın dijital kimliğini destekliyor.
Dijital itibarın bir diğer önemli boyutunu kriz yönetimi oluşturuyor. Sosyal medyada yayılan olumsuz değerlendirmeler veya yanlış bilgiler kısa sürede geniş kitlelere ulaşabiliyor. Bu nedenle kurumların kriz dönemlerinde şeffaf, hızlı ve doğrulanabilir açıklamalarla kamuoyunu bilgilendirmesi gerekiyor.
Online İtibar Yönetimi Nasıl Yapılır?
Etkili bir online itibar yönetimi stratejisi, öncelikle markanın mevcut dijital görünürlüğünün analiz edilmesiyle başlıyor. Arama sonuçları, haber arşivleri, kullanıcı değerlendirmeleri ve rakiplerin iletişim faaliyetleri incelenerek kurumsal riskler ve fırsatlar belirleniyor.
Ardından şirketin faaliyet alanına uygun içerik ve medya stratejisi hazırlanıyor. Yeni yatırımlar, teknolojik gelişmeler, uluslararası iş birlikleri ve sektörel uzmanlıklar, haber değeri taşıyan içeriklerle kamuoyuna aktarılabiliyor.
Ancak uzman iletişim yaklaşımında yalnızca yayımlanan haber sayısına değil, yayınların güvenilirliğine, hedef kitleyle ilişkisine ve uzun vadeli etkisine de odaklanılması gerekiyor. Ayrıca medya görünürlüğünün arama motorlarında üst sıralarda yer almayı veya yapay zekâ sistemlerinde önerilmeyi garanti etmediği belirtiliyor.
PR Haber Ajansı ile Stratejik İletişim ve Dijital Görünürlük
Dijital itibar yönetiminin kurumsal iletişimde artan önemine dikkat çeken PR Haber Ajansı (PHA), basın bülteni dağıtımı, medya satın alma, marka konumlandırma ve yönetici iletişimi hizmetlerini bütüncül bir stratejiyle ele alıyor.
Ajans, standart yayın listeleri yerine şirketlerin faaliyet alanlarına, hedef kitlelerine ve iletişim önceliklerine uygun medya planlamaları geliştirmeye odaklanıyor. Kurumların haber değeri taşıyan çalışmalarını gazetecilik diline uygun içeriklerle kamuoyuna aktarmayı hedefliyor.
PHA’nın yaklaşımında dijital itibar, yalnızca kısa vadeli görünürlük elde etmekten ibaret görülmüyor. Kurumların güvenilirliğini destekleyen, uzmanlıklarını görünür kılan ve uzun vadeli kurumsal hafıza oluşturan iletişim çalışmaları ön plana çıkıyor.
Bu doğrultuda PR Haber Ajansı, markaların dijital dünyada daha güçlü ve sürdürülebilir bir kurumsal kimlik oluşturmasına yönelik iletişim çözümleri sunuyor.
Genel
Ada Food, Miami Fuarı’nda Küresel İş Birliklerini Güçlendirdi
Ada Food, 14–16 Eylül tarihlerinde Miami’de düzenlenen Amerika Gıda ve İçecek Fuarı’nda uluslararası alıcılar ve sektör profesyonelleriyle bir araya geldi. Türkiye’den yaklaşık 49 firmanın katıldığı fuar, Türk gıda sektörünün Amerika kıtasındaki ticari potansiyelini ortaya koyan önemli buluşmalardan biri oldu.
Kuzey ve Güney Amerika ile Karayipler’den ziyaretçilerin katıldığı organizasyonda Ada Food, mevcut iş ortaklarıyla görüşmeler gerçekleştirirken yeni ihracat bağlantıları için de önemli temaslarda bulundu.
Ada Food, fuara Türkiye’den katılan firmalar arasında en geniş stant alanına sahip şirket olarak da öne çıktı. Fuarın ana girişinin karşısında yer alan standı, şirketin uluslararası pazarlardaki büyüme hedeflerini ve Amerika pazarına verdiği önemi yansıtan güçlü bir buluşma noktası oldu.
Ada Food İhracat Direktörü Mert Taşcı, fuarın Amerika pazarındaki büyüme hedefleri açısından önemine dikkat çekerek, “Amerika kıtası, ihracat stratejimizde önemli bir yere sahip. Miami’de hem uzun yıllardır birlikte çalıştığımız iş ortaklarımızla bir araya geldik hem de yeni iş birliklerinin temellerini attık. Ada Food olarak farklı pazarlardaki varlığımızı güçlendirerek Türk gıda ürünlerini dünyanın daha fazla noktasına ulaştırmayı hedefliyoruz” dedi.
Taşcı, önümüzdeki dönemde özellikle Amerika kıtasındaki ihracat ve dağıtım ağını genişletmeye yönelik çalışmaların devam edeceğini belirtti.
Genel
Harflerle Düşünmek: Nazlı Ercan’ın Tipografi Yaklaşımı
Grafik tasarım çoğu zaman renkler, kompozisyonlar ve logolar üzerinden anlatılıyor. Oysa bazı tasarımcılar için tipografi yalnızca metni taşıyan bir araç değil; düşünmenin başladığı yer. Harf biçimleri, bir kurumun kimliğini şekillendiren, bir fikri görünür kılan ve kimi zaman tüm görsel sistemin temelini oluşturan yapı taşlarına dönüşüyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde çalışmalarını sürdüren grafik tasarımcı Nazlı Ercan’ın pratiği de tam bu noktada dikkat çekiyor.
Bugün Walker Art Center’da Kıdemli Tasarımcı olarak çalışan Ercan, kariyeri boyunca Whitney Museum of American Art, Princeton University, MIT School of Architecture and Planning, Yale School of Architecture, International Center of Photography ve farklı ülkelerdeki kültür kurumlarıyla çalıştı. Müze sergilerinden araştırma merkezlerine, sanatçı kitaplarından akademik programlara uzanan bu projeler ilk bakışta birbirinden oldukça farklı görünüyor. Yakından bakıldığında ise hepsini birbirine bağlayan ortak bir yaklaşım var.

“Ben tipografiyi hiçbir zaman projenin sonunda verilen bir karar olarak görmüyorum,” diyor Ercan. “Çoğu zaman tasarımın geri kalanını şekillendiren şey önce harflerin nasıl davranacağı oluyor. Bir kurumun sesini bulmak, benim için çoğu zaman tipografiyle başlıyor.”
Bu yaklaşım, Ercan’ın geliştirdiği deneysel yazı karakteri The Richard Mutt Case‘te açıkça görülüyor. Marcel Duchamp’ın “Richard Mutt” imzasından ilham alan proje, harf biçimlerinin farklı açılardan nasıl algılanabileceğini araştıran üç boyutlu bir tipografi sistemi olarak geliştirildi. Harfleri yalnızca düz bir yüzey üzerinde duran şekiller yerine mekânla ilişki kuran nesneler olarak ele alan çalışma, tipografinin fiziksel boyutunu sorguluyor. Daha sonra bağımsız tasarım arşivleri ve yayın platformları tarafından kataloglanan proje, uluslararası tipografi çevrelerinde de ilgi gördü.
Ancak Ercan için tipografi yalnızca kişisel araştırmaların konusu değil. Aynı düşünceyi kurumsal kimlik çalışmalarına da taşıyor. Hong Kong merkezli çağdaş sanat kurumu Para Site için geliştirdiği özel yazı karakteri, kurumun görsel kimliğinin temel unsurlarından biri olarak tasarlandı. Yazı karakteri yalnızca sergi metinlerinde kullanılan bir araç değil; kurumun bütün iletişim dilini taşıyan bir yapı olarak kurgulandı.
“Tasarımın görünmez olduğu anlarla ilgileniyorum,” diyor Ercan. “İyi çalışan bir tipografi bazen kendini göstermiyor ama kurumun nasıl algılandığını tamamen değiştirebiliyor.”
Benzer bir düşünce, Princeton University bünyesindeki disiplinlerarası araştırma girişimi CreativeX için geliştirdiği kimlik sisteminde de görülüyor. Mühendislik, robotik, mimarlık, bilgisayar bilimleri, müzik, performans sanatları ve görsel sanatları aynı çatı altında buluşturan girişim için oluşturulan sistem; logo, dijital platform, hareketli grafikler ve kurumsal materyalleri kapsıyor. Tasarım burada farklı alanları tek bir estetik içinde birleştirmekten çok, aralarındaki ilişkiyi görünür kılan esnek bir görsel dil oluşturuyor.
Sanat ve tipografi arasındaki ilişki ise Ercan’ın uluslararası sanatçı Tauba Auerbach ile bağlantılı projelerinde başka bir boyut kazanıyor. Dil, matematik ve algı arasındaki ilişkileri araştıran Auerbach’ın Tesseract ve Spheres yazı karakterlerinin harf formlarının geliştirilme sürecinde yer alan Ercan, sanat pratiği ile tipografik araştırmanın kesiştiği üretim süreçlerinde çalıştı.
Bu yazı karakterlerinden biri daha sonra San Francisco Museum of Modern Art (SFMOMA) tarafından sanatçının ilk kapsamlı müze sergisi kapsamında yayımlanan 256 sayfalık Tauba Auerbach: S v Z monografisinde kullanıldı. Hem sanatçı kitabı hem de sergi kataloğu olarak hazırlanan yayın, Auerbach’ın on altı yılı aşkın üretimini resim, heykel, tipografi ve kitap tasarımı ekseninde bir araya getiriyor. Ercan’ın pratiğinde ise bu proje, tipografinin yalnızca son aşamada eklenen bir tasarım unsuru değil, bir sanatçının fikirlerini sayfa üzerinde biçimlendiren temel malzemelerden biri olarak ele alındığını gösteriyor.
Ercan’ın çalışmaları yalnızca kültür kurumlarıyla sınırlı değil. Princeton University bünyesinde düzenlenen APS Conference for Undergraduate Women in Physics için geliştirdiği görsel kimlik, Amerika Birleşik Devletleri’nin dört bir yanından lisans düzeyindeki fizik öğrencilerini bir araya getiren ulusal konferansın kamusal yüzünü oluşturdu. Tasarım, bilimsel bir organizasyonun daha görünür, tutarlı ve akılda kalıcı bir kimlik kazanmasına katkı sağladı.
Benzer bir yaklaşım, Boğaziçi Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği Yüksek Lisans Programı için geliştirdiği kurumsal kimlikte de görülüyor. Türkiye’nin önde gelen araştırma üniversitelerinden biri olan Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü bünyesindeki program için tasarlanan logo, programın yeni görsel kimliğinin temelini oluşturdu. Resmî internet sitesinde ve kurumsal iletişim materyallerinde kullanılan tasarım, programın teknik ve akademik niteliğini çağdaş bir tipografik yaklaşımla bir araya getirdi. Farklı alanlarda geliştirilen bu iki proje, Ercan’ın tipografiyi yalnızca bilgiyi düzenleyen bir araç olarak değil, kurumların karakterini ve hedeflerini görünür kılan bir tasarım dili olarak ele aldığını gösteriyor.
“Bir müze için çalışırken de, bir araştırma merkezi ya da mühendislik programı için tasarım yaparken de kendime aynı soruyu soruyorum,” diyor. “Bu kurumun kendine özgü sesi ne? Tasarımın bunu görünür kılmasını istiyorum.”

Bu yaklaşım, Walker Art Center’daki güncel çalışmalarında da devam ediyor. Sergi grafikleri, yayın tasarımları, yönlendirme sistemleri ve kampanyalar arasında dolaşan Ercan, farklı ölçeklerdeki projeleri tek bir görsel üsluba indirgemek yerine, her biri için yeni bir sistem kurmaya çalışıyor.
Belki de Ercan’ın çalışmalarını ilginç kılan tam olarak bu. Projeleri birbirine benzemiyor; aksine her biri kendi bağlamından besleniyor. Ortak olan ise tipografiye bakış biçimi. Harf biçimlerini yalnızca okunacak metinler olarak değil, kurumların kimliklerini, fikirlerini ve ilişkilerini şekillendiren canlı bir tasarım malzemesi olarak ele alıyor. Walker Art Center’dan Whitney Museum of American Art’a, Princeton University’den Para Site’a uzanan çalışmalarına bakıldığında, ortaya çıkan şey belirli bir görsel üsluptan çok, her projeyle yeniden kurulan bir tasarım düşüncesi oluyor.
-
Teknoloji10 ay agoSavunma Sanayinde Yeni Dönem: Gas Teknolojileri Küresel Güç Birliği İçin Sahada
-
Etkinlik6 ay agoİstanbul Boğazı’nda Deniz Etkinlikleri Yeni Bir Boyut Kazanıyor
-
Röportajlar9 ay agoEren Düzyol’dan Dijital ve Yazılım Alanında Güçlü Hamle: MedyaWeb ve Hesaplı Barkod ile Entegre Çözümler
-
Röportajlar6 ay agoVeriden Çok İnsani Yargı; Ezgi Kalender
-
Röportajlar6 ay agoYetişmeye Çalışmak; Neriman Bekçi
-
Röportajlar6 ay agoDoğru Yapı Kurmak; Erdinç Kaya
-
Kültür & Sanat8 ay agoÖzlem Kosif otizmli çocuklar yararına sahne aldı
-
Kültür & Sanat8 ay agoEthera Yayıncılık’tan Klasiklere Yeni Bir Soluk, Yeni Yazarlara Güçlü Bir Alan