Sağlık
Masaj Yetmiyorsa Sebebi Var: Zafer Aksungur’dan Bütüncül Tedavi Vurgusu
Kas ağrılarıyla mücadelede masaj, sıcak ya da elektrik uygulamalarına başvuran pek çok kişi kısa süreli rahatlama yaşasa da ağrıların tekrar etmesinden şikayetçi. Fizyoterapist Zafer Aksungur, bu noktada önemli bir hatırlatmada bulunarak, yalnızca ağrılı bölgeye odaklanan yaklaşımların kalıcı çözüm sunmadığını vurguladı. Aksungur’a göre asıl mesele, “Bu kas neden kasılıyor?” sorusunu doğru şekilde sorabilmekte yatıyor.
Ağrı tek bir kasın sorunu olmayabilir
Zafer Aksungur, kas ağrılarının çoğu zaman tek bir kas grubuna indirgenerek değerlendirildiğini ancak bunun eksik bir yaklaşım olduğunu belirtiyor. “Masaj, sıcak ya da elektrik uygulamaları anlık rahatlama sağlar. Ancak ağrının neden tekrar ettiğini anlamazsak aynı döngü devam eder,” diyen Aksungur, sorunun çoğu zaman ağrılı kasın kendisinden kaynaklanmadığını ifade ediyor.
Uzmanlara göre boyun ve omurga bağlantıları, çene ilişkisi, genel postür ve hatta nefes alma paterni kas gerginliğinde belirleyici rol oynayabiliyor. Bu unsurlar göz ardı edildiğinde yapılan müdahaleler yalnızca sonucu hedef alıyor; ağrının asıl nedeni ise yerinde kalıyor. Aksungur, bu nedenle kas-iskelet sistemi problemlerinde daha geniş bir çerçeveden değerlendirme yapılması gerektiğinin altını çiziyor.
Zafer Aksungur: “Sorunu anlık değil, uzun vadeli tedavi etmiş oluruz”
Fizyoterapist Zafer Aksungur, bütüncül yaklaşımın önemini şu sözlerle özetliyor: “Boyun, omurga, çene, postür ve nefes birbirinden bağımsız değildir. Bunlara bakmadan sadece kası rahatlatmak, sorunu değil sonucu tedavi etmektir.” Aksungur’a göre kalıcı iyileşme için ilk adım, temel değerlendirmeyi doğru yapmak.
Özellikle postür ve nefes alışkanlıklarının ilk bakılması gereken unsurlar arasında yer aldığını belirten Aksungur, gün içinde fark edilmeden sürdürülen yanlış duruşların ve yüzeysel nefes paternlerinin kaslar üzerinde sürekli bir yük oluşturduğunu söylüyor. Bu yük zamanla ağrıya dönüşüyor ve yalnızca masajla ortadan kaldırılamıyor.
Uzmanlar, kas ağrılarında geçici rahatlamanın ötesine geçmek isteyen bireylerin, ağrının kaynağını bütüncül bir bakış açısıyla ele almasının önemine dikkat çekiyor. Doğru değerlendirme ve kişiye özel yaklaşım, uzun vadeli rahatlama ve sağlıklı bir hareket sistemi için temel adım olarak öne çıkıyor.
Sağlık
Dr. Hülya Toklucu: “Tüp Bebek Tedavisinde Yaş Faktörü Başarıyı Etkileyebilir”
Tüp bebek tedavisi, çocuk sahibi olmakta zorlanan çiftler için umut veren en önemli yardımcı üreme yöntemlerinden biri olarak kabul ediliyor. Gelişen teknoloji ve medikal imkanlarla birlikte başarı oranları her geçen yıl artsa da, uzmanlara göre bu süreci etkileyen en kritik faktörlerden biri hala yaş. Özellikle kadın yaşı, hem yumurta kalitesini hem de embriyonun rahme tutunma ihtimalini doğrudan etkiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Hülya Toklucu, tüp bebekte yaş faktörünün göz ardı edilmemesi gerektiğini ve tedavi planlamasının buna göre yapılmasının başarıyı ciddi ölçüde artırdığını vurguluyor.
Toklucu’ya göre tüp bebek, her ne kadar ileri teknolojiyle desteklenen bir yöntem olsa da, insan biyolojisinin sınırları tamamen ortadan kalkmış değil. Yaş ilerledikçe yumurtalık rezervi azalıyor, yumurtaların genetik kalitesi düşüyor ve gebeliğin oluşma ihtimali doğal olarak geriliyor.
Erkek yaşı da etkili mi?
Tüp bebekte genellikle odak noktası kadın yaşı olsa da, Dr. Hülya Toklucu erkek yaşının da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Erkeklerde sperm üretimi ömür boyu devam etse de, yaş ilerledikçe sperm hareketliliği, DNA bütünlüğü ve genel kalite düşebiliyor.
Bu durum, embriyo kalitesini dolaylı olarak etkileyerek tüp bebek başarısını azaltabiliyor. Toklucu’ya göre özellikle 40 yaş üzeri erkeklerde sperm DNA hasarı oranı artıyor ve bu da gebeliğin tutunma şansını düşürebiliyor. Bu nedenle tüp bebek değerlendirmesi mutlaka çift olarak yapılmalı, sadece kadına odaklanılmamalıdır.
Dr. Hülya Toklucu: Yaş faktörüne rağmen başarıyı arttırmak mümkün mü?

Dr. Hülya Toklucu, yaşın değiştirilemeyen bir faktör olduğunu ancak doğru stratejiyle başarı şansının artırılabileceğini belirtiyor. Öncelikle çiftlerin tedaviye geç kalmaması büyük önem taşıyor. Uzun süre denemelere rağmen gebelik oluşmuyorsa, vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerekiyor.
Ayrıca kişiye özel tedavi protokolleri, doğru hormon dozları, yaşam tarzı düzenlemeleri ve bazı durumlarda embriyo dondurma gibi yöntemler, özellikle ileri yaşlarda başarıyı artıran önemli adımlar arasında yer alıyor. Toklucu’ya göre tüp bebekte en büyük hata, zamanı görmezden gelmek. Erken başlanan ve doğru planlanan bir tedavi, yaşın olumsuz etkilerini tamamen ortadan kaldırmasa da, önemli ölçüde dengeleyebilir.
Sonuç olarak tüp bebek, mucizevi bir yöntem değil ama doğru zamanda ve doğru yaklaşımla uygulandığında birçok çift için gerçek bir umut kapısıdır. Yaş faktörü ise bu sürecin en kritik belirleyicilerinden biri olmaya devam ediyor.
Web sitesi: https://www.hulyatoklucu.com/
Sağlık
Fizyoterapist Zafer Aksungur, Gerilim Tipi Baş Ağrıları ve Egzersizlerle Rahatlama Yollarını Anlattı
Günümüzde stres, masa başı çalışma düzeni ve uzun süreli ekran kullanımı, baş ağrısı şikâyetlerini artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor. Özellikle şakaklardan başlayarak başın etrafını kemer gibi saran baskı hissi, toplumda en sık görülen baş ağrısı türlerinden biri olan gerilim tipi baş ağrısına işaret ediyor. Uzmanlara bu ağrılar, çoğu zaman kas gerginliği ve yanlış duruş alışkanlıklarıyla doğrudan bağlantılı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fizyoterapist Zafer Aksungur, gerilim tipi baş ağrılarının doğru egzersizlerle hafifletilebileceğini belirtiyor…
Gerilim tipi baş ağrısı nedir, neden ortaya çıkar?
Gerilim tipi baş ağrısı, genellikle başın iki tarafında hissedilen baskı ve sıkışma şeklindeki ağrıyla tanımlanıyor. Migrenin aksine zonklayıcı değil, daha çok sabit ve yaygın bir basınç hissi oluşturuyor. En sık nedenleri arasında stres, kaygı, uzun süre masa başında çalışma, yanlış duruş alışkanlıkları ve boyun-ense kaslarında oluşan gerginlik yer alıyor.
Aksungur’a göre özellikle sub-oksipital bölgedeki kasların sürekli kasılı kalması, ağrının şakaklara ve başın geneline yayılmasına neden olabiliyor. Düzenli yapılan gevşetme ve esnetme egzersizleri ise kas tonusunu azaltarak kan dolaşımını destekliyor ve ağrı şiddetinin hafiflemesine katkı sağlıyor.
Fizyoterapist Zafer Aksungur: Tüm başı saran “kemer” hissine dikkat

Aksungur, birçok kişinin “başımı çember gibi sıkıyor” şeklinde tarif ettiği ağrının gerilim tipi baş ağrısının en tipik belirtisi olduğunu ifade etti. Bu durumun yalnızca stresle değil, aynı zamanda boyun ve ense kaslarındaki gerginlikle de ilişkili olduğunu vurguladı.
Özellikle gün içinde öne eğik pozisyonda uzun süre kalmanın, sub-oksipital bölgedeki kasları zorladığını belirten Aksungur, kısa süreli gevşetme uygulamalarının bile rahatlama sağlayabileceğini söyledi.
Mini egzersizler ile rahatlama sağlamak mümkün
Baş ağrısına iyi gelecek iki farklı egzersiz ile rahatlama sağlamak mümkün olabilir. Aksungur’un önerisine göre ilk adım, sub-oksipital gevşetme uygulaması. Ense köküne yönelik nazik bası ve gevşetme hareketleriyle kasların rahatlatılması hedefleniyor.
İkinci adımda ise derin nefes egzersiziyle birlikte kontrollü boyun esnetme hareketleri öneriliyor. Aksungur, düzenli uygulandığında bu basit tekniklerin gerilim kaynaklı baş ağrılarının şiddetini azaltmaya yardımcı olabileceğini ifade ediyor.
Sağlık
Op. Dr. Murat Acar ile Jinekomasti Cerrahisi: Özgüvene Açılan Kapı
Erkeklerde meme dokusunun normal boyutların üzerine çıkmasıyla karakterize edilen jinekomasti, hem estetik hem de psikolojik etkileri olan yaygın bir tablodur. Türkiye’de erkek nüfusun yaklaşık %35’inde çeşitli seviyelerde gözlemlenen bu durum, sıklıkla ergenlik ve yetişkinlik evrelerinde belirginleşir. Op. Dr. Murat Acar, durumu şöyle özetliyor: “Jinekomasti sadece fiziksel bir görüntü sorunu değildir; aynı zamanda sosyal çekingenliğe, özgüven eksikliğine ve yaşam kalitesinin düşmesine neden olan bütüncül bir problemdir.”
Jinekomastinin Altında Yatan Nedenler ve Çeşitleri
Çok faktörlü bir yapıya sahip olan jinekomastide, doğru tedavi planı için altta yatan nedenin saptanması kritik bir adımdır. En sık karşılaşılan neden, östrojen ve testosteron hormonları arasındaki dengesizliktir. Bu denge; ergenlik, yaşlanma süreci veya metabolik rahatsızlıklar nedeniyle bozulabilir. Bunun yanı sıra genetik yatkınlık, hareketsiz yaşam, obezite ve hızlı kilo alımı riski artıran faktörlerdir. Ayrıca alkol kullanımı ile bazı kalp ilaçları, steroidler ve antidepresanlar da jinekomastiyi tetikleyebilir.
Görülen Temel Jinekomasti Tipleri:
- Glandüler Tip: Meme bezinin büyümesinden kaynaklanır ve doku yapısı daha serttir.
- Lipomatöz Tip: Yağ dokusundaki artışa bağlı gelişir, daha yumuşak bir kıvamdadır.
- Karışık Tip: Hem yağ hem de bez dokusunun birlikte büyüdüğü, en sık rastlanan formdur.
Op. Dr. Murat Acar ile Tedavi Süreci ve Teşhis
20 yılı aşan plastik cerrahi tecrübesiyle Op. Dr. Murat Acar, her hastasına bir sanatçı titizliğiyle yaklaşmaktadır. Vita Estetik’in modern teknolojik altyapısı ve uzman ekibiyle süreç mükemmelliyetçi bir çizgide yürütülür. Tanı aşamasında; kapsamlı fiziksel muayene ve hasta öyküsü dinlenir. Ayrıca ultrason ile doku analizi yapılır, hormon testleri istenir ve kişiye özel bir cerrahi yol haritası çıkarılır.
Cerrahi Yöntemler ve Uygulama
Jinekomasti ameliyatlarında en sık başvurulan yöntem liposuction (yağ alma) işlemidir; bu sayede fazla yağ dokusu vakumla tahliye edilir. Bez dokusunun yoğun olduğu durumlarda ise doku çıkarımı (eksizyon) uygulanır. Eğer deri fazlalığı mevcutsa, bu doku da estetik prensiplere uygun olarak alınır. Anestezi türü hasta özelinde belirlenirken, operasyon ortalama 1 ila 3 saat arasında tamamlanır.
İyileşme Süreci ve Sonuçlar
Vita Estetik bünyesinde ameliyat sonrası süreç, hasta konforunu merkeze alan sıkı bir takiple yönetilir:
- İlk 24 Saat: Dinlenme, ağrı yönetimi ve özel korse kullanımı başlar.
- İlk 1 Hafta: Hastalar genellikle günlük rutinlerine ve sosyal yaşamlarına dönebilir.
- 10. Gün: Morluk ve şişlikler büyük ölçüde azalır, dikiş kontrolleri sağlanır.
- 3-6 Ay: Göğüs bölgesi doğal formuna kavuşur ve nihai estetik sonuç ortaya çıkar.
Op. Dr. Murat Acar’dan İyileşme Dönemi İçin Altın Öneriler
Tecrübeli cerrah Op. Dr. Murat Acar, operasyon başarısını artırmak ve süreci hızlandırmak için şu tavsiyelerde bulunuyor:
- 4-6 hafta boyunca özel kompresyon korsesinin aksatılmadan kullanılması.
- İlk 3 hafta ağır kaldırmaktan ve zorlayıcı egzersizlerden kaçınılması.
- Dengeli beslenme ve bol su tüketimine özen gösterilmesi.
- Doktor kontrollerinin ve takiplerin düzenli yapılması.
- Reçete edilen ilaçların talimatlara uygun kullanılması.
- Operasyon bölgesinin güneşten ve darbelerden korunması.
Op. Dr. Acar, vizyonunu şu sözlerle tamamlıyor: “Hedefimiz yalnızca göğüs bölgesini estetik olarak düzeltmek değil, hastamızın kaybettiği özgüveni geri kazandırarak hayat standartlarını yükseltmektir. En büyük başarımız, hastalarımızın mutluluğudur.”
-
Etkinlik6 ay ago
BTG25 Zirvesi Maltepe Üniversitesi’nde Rekor İlgiyle Gerçekleşti: Girişimcilik Ateşi Yakıldı
-
Röportajlar6 ay agoHermanas Hair & Makeup ile Gelin Makyajında Kusursuz Güzelliğin Sırrı
-
Röportajlar4 ay agoVeri Konuşur Biz Tercüme Ederiz ; Gökhan Acar
-
Kültür & Sanat7 ay agoİnegöllü 7. Sınıf Öğrencisi Ali Doğan’dan Büyük Başarı
-
Cemiyet6 ay agoSheraton Ataköy’de Görkemli Düğün
-
Şirket7 ay agoMate Projektör, ZUCHEX 2025’e Katıldı
-
Röportajlar10 ay agoDijital Finansın Yeni Oyuncusu: 1000pay
-
Şirket7 ay agoDünyaca Ünlü Funko, Türkiye’de Resmi Distribütörü Olarak Monkey Distribution’ı Seçti
